(634 S. K. m. 4, 19)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 28.12.1995 gün ve 1995/113- 342 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 18.3.1996 gün ve 1996/1940-2604 sayılı ilamı ile;
(... Davacı, davalının diğer kat maliklerinin muvafakatını almadan çatıya su deposu koyduğunu, ayrıca pencere ve balkonu da alüminyum panjur ile kapattığını ileri sürerek müdahalenin önlenmesini istemiştir.
Mahkemece dava, her iki yönden de red edilmiş ise de deponun çatı arasında mı, yoksa başka bir yerde mi, yer aldığı ve panjurların nitelikleri konusunda bilirkişi raporu yeterli açıklıkta olmadığı gibi mahkemece de bu konuda yapılmış bir tespit bulunmamaktadır.
Su deposu, çatı arasına konulmuş ise bu yer ortak yerlerden olmakla, kat maliklerinden herhangi birinin yahutta tümünün bu amaçla kullanılabilecekleri yerlerden olmadığı cihetle müdahalenin önlenmesine karar verilmesi gereklidir.
Panjurlar sabit tesis niteliğinde ve özellikle balkondakilerin, balkonu kapalı mekan olan mutfak ya da salona katmak amacında ise bu suretle vaki müdahalenin de önlenmesine karar verilmesi gerekir. Panjurlar tabiat şartlarından (güneş, rüzgar) korunmak için yapılmış, gerektiğinde açılabilen ve kapanabilen cinsten sabit nitelikte değil ise buna müsaade edilmektedir.
Mahkemece, bu hususlarda yeterli tesbit ve araştırma yapılmadan ve balkonla ilgili hiçbir araştırma yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy