(818 S. K. m. 449)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.12.1993 gün ve 1993/56 E: 319 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 01.11.1994 gün ve 1994/3601-10253 sayılı ilamiyla; ( ..Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın Karşıyaka Şubesine vadeli döviz yatırdığını, davalı bankanın mevduattan sorumlu müdür yardımcısının zimmetine para geçirerek kaçtığının duyulması üzerine müvekkilinin hesap cüzdanıyla birlikte davalı bankadan tasarrufunu çekmek için müracaat ettiğini, ancak olumlu sonuç alamadığını, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı banka hakkında ilamsız icra yoluyla yapılan takibe davalı bankanın itiraz ettiğini, hesap cüzdanının bankanın mevduattan sorumlu görevlisi tarafından doldurulduğunu, banka personelinin 3. şahıslara verdiği zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevabında; bankanın defter ve bilgisayar kayıtlarında davacı adına döviz tevdiat hesabının bulunmadığını, bankaya ait basılı hesap cüzdanlarının arka sayfasında bankadaki hesaplarda hesap cüzdanı arasında uyumsuzluk halinde banka kayıtlarına itibar edileceği kaydı bulunduğunu, banka kayıtlarında yer almayan hesaptan bankanın sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının itirazının iptaline, takibin 1564 Sterlin ana para ve 96 Sterlin faiz üzerinden devamına, ana paraya %6 faiz yürütülmesine, %40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Usulünce düzenlenmiş ve yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanı, müşterinin banka nezdindeki mevduatının kanıtlayıcı belgesidir. Banka hesap cüzdanındaki mevduat miktarınca müşteriye karşı borçlu olup, bunu Kanun ile sözleşme hükümlerine göre geri ödemekle yükümlüdür. Bu niteliği dikkate alındığında davalı banka yetkilisinin imzasını taşımayan hesap cüzdanı ile bankanın sorumluluğundan sözedilemez. Banka kayıtlarında da davacı adına dava konusu hesabın kaydı bulunmadığından, davanın reddi gerekirken mahkemece davacı elinde bulunan hesap cüzdanındaki yazıların yetkili müdür yardımcısına ait olduğundan bahisle bankanın sorumlu olacağına yönelik gerekçeyle davanın kabul edilmesi yanlıştır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, grofoloji sahasında uzman bilirkişiler aracılığı ile yaptırılan incelemede, davalı bankaya ait mevduat hesap cüzdanında banka yetkililerinin imzalarının mevcut olmadığı, fakat defterlerdeki yazıların bankanın müdür muavini Filiz'e ait bulunduğu saptanmıştır. Bir güven müessesesi olarak, bankaların kendilerini temsil yetkisi verdiği ticari mümessil niteliğine haiz kişilerin bankacılık sahasında vaki eylem ve tasarruflarından mudilerine karşı sorumlu tutulması Borçlar Kanunu'nun 449. ve onu izleyen maddeleri hükümleri gereğidir. O itibarla yerel mahkemenin direnme kararı açıklanan nedenlerle yerindedir. Ne var ki işin esasına yönelik temyiz itirazları Özel Dairesi'nce incelenmemiştir. Bu durumda temyiz itirazlarının tetkiki için dosya, Özel Dairesi'ne gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen sebeplerden dolayı direnme kararı yerinde isede, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının tetkiki için dosyanın 19. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 18.09.1996 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy