(2709 S. K. m. 141) (1086 S. K. m. 388, 429)
Dava: Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 16.06.1994 gün ve 1991/871 E: 1994/693 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 18.05.1995 gün ve 1994/8640 E: 1995/4340 sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmadan sonra önceki hükümde direnilmesine karar verilmiştir. Ne var ki, temyize konu kararın birinci sayfasında davanın bozmadan önce geçen safahatından söz edilmiş ve "...aşağıdaki gerekçeyle eski hükümde direnilmesine karar verilmiştir" denildikten sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden hüküm fıkrası oluşturulmuştur. Oysa, mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması gereği Anayasamızın 141'nci maddesinin açık hükmü icabıdır. Gösterileceği belirtilen gerekçe bulunmadığından direnme nedenleri anlaşılamamaktadır.
Bir an için bozmadan önceki hükümde gösterilen gerekçeye atıfta bulunulduğu varsayılsa bile bozmayla geçerliliğini kaybetmiş bulunan eski karara göndermede bulunarak ona hayatiyet kazandırılıp bir hüküm kurulamayacağı aşikardır.
Bu durumda direnme kararı gerekçesizlik nedeniyle bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 04.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy