(743 S. K. m. 2, 586, 611, 612) (818 S. K. m. 11) (1086 S. K. m. 288)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Terme Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 19.7.1994 gün ve 1994/88-322 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 1.12.1994 gün ve 1994/11802 sayılı ilamı:
(..... Miras paylarının geçirimi için mirasçıların birbirleriyle yapacağı sözleşmelerin yazılı olması gerekir (M.K. md. 612/1).
Belirli bir hukuki sonucu doğurmaya yönelik, karşılıklı ve biri diğerine uygun irade açıklamalarından oluşan hukuki işlem sözleşmedir.
Bu tanıma göre sözleşmenin oluşması için:
a) Sözleşmenin esaslı öğeleri üzerinde anlaşma,
b) Aynı hukuki sonuca yönelik olmak üzere birleşen uygun irade açıklamasının bulunması gerekir. Bir başka anlatımla bir sözleşmeden söz edilebilmesi için en az iki kişinin bir konuda birbirlerine yönelik hukuki sonuç amaçlayan irade açıklamasının varlığı aranır.
Olaya değinen Medeni Kanun'un 612/1. maddesi sözleşmeden sözettiğine göre açılmış miras payının devrinde yukarıda belirtilen sözleşme koşullarının bulunması gerekir. Yasaların emrettiği şeklin kapsam ve etki derecesi hakkında başkaca bir kural konulmamış ise, sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmış olmadıkça geçerlilik kazanamaz. (B.K.m.11). Borçlar Kanunu düzenlediği şekil koşulu Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 288. maddesiyle öngörüldüğü gibi kanıtalma koşulu olmayıp, sözleşmenin geçerlilik koşuludur. Yasaların belirttiği şekil koşuluna uyulmamış olması işlemi hükümsüz kılar (mutlak butlan). Bunun sonuçlarına göre sözleşme başlangıcından beri geçersizdir. Zamanaşımına uğramaz. Hakim geçersizliği doğrudan gözetir. Tarafların onayı ile dahi geçerlilik kazanamaz (şekil koşuluna uygun bir sözleşme ile onay ayırık olmak üzere). Geçersizlik usul açısından bir def'i değil itirazdır. İddia edilen hakkı ortadan kaldırır.
Somut olayda, miras payının devri tek yönlü bir irade açıklamasına dayanmaktadır. Bu durumda tek yanlı irade açıklamasının bir sözleşmede bulunması gereken geçerlilik koşullarını taşıdığı söylenemez. Zira bu irade açıklaması sözleşmenin kurucu öğesi olan karşılıklı irade açıklaması ilkesinden yoksundur. Bu haliyle dayanılan belge bir sözleşme olmayıp sadece hukuki sonuç doğurmayan bir tarafın irade açıklamasıdır. Yukarıda belirtilen geçersizliğin doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından davacının taşınmaza ucun süre zilyet olması, ona hukuken korunması gereken bir hak sağlayamayacağı gibi, dolaylı kabulün varlığı gibi bir savunmayla da sözleşmeye geçerlilik kazandırılamaz.
Medeni Kanun'un 2. maddesiyle öngörülen iyi niyet kurallarından yararlanma olanağı da bulunmamaktadır. (Y. 2.H.D.nin 16.7.1968 tarihli 3457/4784 sayılı kararı....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, miras payının temliki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davaya konu muris A. D. adına tapuda kayıtlı 65 parsel sayılı taşınmazın, miras bırakanın ölümünden sonra yapılan paylaşmada davanın taraflarına kaldığı, daha sonra da davalının, payını davacılara sattığı taraflarca itiraza uğramayan yerel ve teknik bilirkişi sözleriyle belirlenmiştir.
MK. 612. maddesinde öngörülen koşulların miras nedeniyle oluşan iştirak halinde mülkiyette iştirakçilerin birbirlerine temlik edecekleri miras hakları ilgili olarak akdedecekleri mukaveleler için gerekli olup, mirasçılığa dayalı iştirakin paylaşma yoluyla çözülmesi durumunda uygulama yeri yoktur.
Somut olayda miras nedeniyle iştirak, paylaşma yoluyla ortadan kalkmış olmakla pay satışı müşterek mülkiyet için yasanın öngördüğü resmi şekil şartına uyulmadan yapıldığından mülkiyetin nakli için geçerli kabul edilemez.
O itibarla mahkemece bu yön gözetilmeksizin verilen direnme kararı Usul ve Yasa'ya uygun bulunmadığından bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy