(1086 S. K. m. 187, 213, 509, 510)
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Üsküdar Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 7.11.1995 gün ve 1995/744- 766 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 8.3.1996 gün ve 1996/1314-2292 sayılı ilâmı;
(... Davalıya yapılan ilk tebligatın geçersiz olduğu hükmüne uyulan bozma ilamında işaret edilmiştir. Bu halde davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun tebliğ edilmeden hüküm kurulamaz.
Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim iki tarafın iddia ve müdafalarını beyan etmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez (HUMK. m. 73). Tahkikat sırasında taraflara çıkarılacak çağır kağıtlarında, tarafların belli günde mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, tahkikata yokluklarında devam edileceği bildirilir (HUMK. 213/2) ... sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak günde mahkemede hazır bulunmak üzere iki taraf davet olunur. Taraflara çıkarılacak davetiyede belli edilen günde mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yargılamaya yokluklarında devam edileceği ve hüküm verileceği belirtilir (HUMK. 377/1). Görüldüğü üzere çıkartılan davetiyenin tebligat yasasının 9. maddesindeki hususları ihtiva etmesi yanında Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 213/2 ve 377 maddelerindeki belli edilen günde mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde tahkikata yoklukta devam edileceği ve hüküm verileceği meşruhatını da taşıması zorunludur (Y.H.G.K. nun 15.3.1995 tarihli 2-860/189 sayılı kararı).
Davalıya dilekçe tebliği edilirken bu meşruhat verilmediği gibi, sonradan da bu eksiklik giderilmemiştir. Açıklanan husus savunmayı etkileyen usul yanlışlığıdır. O halde mahkemece yapılacak iş, açıklanan Yasa maddelerine uygun biçimde davalıya tebligat yapmak, gösterdiği taktirde delillerini toplamak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden işin esasının incelenmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davalıya dava dilekçesinin tebliğine ilişkin belgenin HUMK. nun 213, 509 ve 510. maddelerine uygun düzenlenmediğine ilişkin itiraz, HUMK. nun 187/7. maddesinde belirtilen iptidai itirazlardan olup davalının bu yönde bir itirazı bulunmamaktadır. O nedenle yerel mahkemenin bu yöne ilişkin direnme kararı yerindedir. Ne var ki, işin esasına yönelik temyiz itirazları Özel Dairesince incelenmemiştir. Bu durumda temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda gösterilen nedenle direnme kararı uygun olup işin esasına yönelik temyiz itirazlarının tetkiki için dosyanın 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy