(1086 S. K. m. 45) (3402 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki Kadastro Tesbitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Soma kadastro Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 9.6.1995 gün ve 1995/9-14 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 20. Hukuk dairesinin 7.3.1996 gün ve 1995/12831 - 1996/2810 sayılı ilamı;
(.... Kadastro mahkemeleri, 3402 sayılı Yasanın 1. maddesi uyarınca doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Dava konusu 324 parselin değişik kesimleri, değişik kişiler tarafından dava edilmiş olup, ileride bir yanlışlığa sebebiyet verilmemesi, doğru sicil oluşturulabilmesi için, tüm davaların birlikte görülüp sonuçlandırılması gerekir. Değinilen yönün gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kadastro tesbitine itirazdır.
3402 sayılı Yasa ile dolu pafta esası getirilmiştir. Kadastro mahkemeleri, bu yasanın 1. maddesi uyarınca doğru sicil oluşturmakla yükümlüdürler. Kadastro tesbitine itiraz davasında kadastro hakimi, itirazlı parsele ilişkin tutanak aslını getirtip, parsele yönelik başka kişilerce yapılmış itiraz ve açılmış dava var ise, bunlara ait dava dosyalarını da bu dava dosyası ile birleştirmek, uyuşmazlıkları birlikte görüp çözüme kavuşturmak; dava dışı yer var ise, parselde, alan ve miktar itibariyle boşluk kalmayacak şekilde tam ve doğru sicil oluşturmak zorundadır. Davalar ayrı ayrı görülüp sonuçlandırılmış ve bunlardan kesinleşmiş olanlar var ise, birleştirilemeyecekleri; bu davalara konu olan kesimler için yeniden hüküm kurulamayacağı; ancak, davası devam etmekte olan dosya var ise, bunların tutanak aslının bulunduğu dava dosyası ile birleştirilmeleri gerekeceği, yasa gereğidir. O nedenle bu yönde işlem yapılması zorunludur. Öte yandan, davada, sadece davacının itiraz ettiği 324 parselin krokisinde (F) ve (S) ile işaretli kesimleri yönünden hüküm kurulmuş olup, dava dosyasında mevcut birleşik krokide, (T) harfi ile işaretli kesimin kuzeyindeki harflendirilmemiş yer, (M) harfi ile işaretli vasfı çamlık olan ve yine (P) harfi ile işaretli vasfı çalılık olan itirazsız kesimler bulunup, bu yerler yönünden ne gibi bir işlem yapıldığı hususunda kararda bir açıklık bulunmadığı açıktır. Hal böyle olunca, bu yönün eksik bırakılması bozma nedenidir. Açıklanan nedenler altında karar kurulması gerekirken önceki kararda direnilmesi doğru görülmemiştir. O halde, usul ve yasaya uygun bulunmayan direnme kararı açıklanan bu gerekçelerle bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy