(506 S. K. m. 79)
Dava: Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Trabzon İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 30.11.1995 gün ve 1994/334-609 sayılı kararın incelenmesi davalı Sosyal Sigortalar Kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 07.03.1996 gün ve 1996/1095-1166 sayılı ilamı ile; (...1- Kuruma verilen işe giriş bildirgesi tarihi 01.06.1984'den 01.05.1985 tarihine kadar Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirilen sürelerinde karar altına alınmasında davacının ne gibi hukuki yararı olduğu belirtilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- 01.10.1982 - 01.06.1984 tarihler arasındaki sürelerin tesbitine gelince; davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 79/8. maddesi hükmünce, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın tespiti istenilen hizmetin sona erdiği tarihi izleyen yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerekir.
Davanın tespitini istediği çalışmaların 01.10.1982-01.06.1984 tarihleri arasında geçtiği, Mahkemeye 3.10.1994 tarihinde başvurulduğu hizmetin geçtiği yılın sonu olan 01.06.1984 tarihinden, dava tarihine kadar hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının aynı işyerinde bu tarihten sonra çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular, nazara alınarak, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Sosyal Sigortalar Kurulu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 05.03.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy