(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Trabzon Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce davanın, davalı hakkında kabulüne, diğer davalılar hakkında reddine dair verilen 2.11.1993 gün ve 1993/11 E. 463 K. sayılı kararın incelenmesi davacı ile davalı I.G. tarafından istenilmesi üzerine, ... 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı I.G'nin ve davacı SSK'nun davalı B.K. hakkındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Davacı Kurumun F.Ö. ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; Dava haksız eylem nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı kurum tarafından Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastahanesine sevk edilen on bir hastaya anılan hastahanede ucuz ve değişik markada kalp pilleri takıldığı halde Doç. Dr. F.Ö.'nün daha pahalı ve değişik markada kalp pili takılmış gibi raporlar düzenleyerek bu raporlara göre davalı I.G. tarafından düzenlenen faturalarla bedellerinin tahsil edilmesi suretiyle kurumun zarara uğratıldığı gerekçesiyle oluşan zararın ödetilmesini istemiştir.
Davalı, kurum personelinin ödeme yaparken kalp piline ilişkin orjinal garanti belgesinin faturaya eklenmesini istemediklerini, raporların ameliyattan 6-10 gün sonra düzenlendiğini, yoğun iş temposu içerisinde firma sahibi tarafından düzenlenen raporda yazılı olan pilin ticari adını ve fiyatını bilmesi ve geçen süre içinde raporda yazılı pilin hastaya takılan pil olup olmadığını takip etmek gibi idari formalitelerle uğraşmasına imkan olmadığını, firma sahibi diğer davalı I.G.'nin Trabzon'da çalıştırdığı şahsın belirttiği bilgilerle raporun matbu olarak İstanbul'da I. tarafından doldurulduğunu ve buna uygun fatura düzenlendiğini ve tahsil edildiğini, kurum zararına neden olmadığını, kusurun bulunmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Kurum tarafından sigortalı kalp hastalarına kalp pili takılması konusunda izlenen yönteme göre; SSK kalp pili pazarlayan firma ile kalp pili temini için protokol imzalamakta, sigortalıya kalp pili gerektiğinde bu firmadan temin edilmektedir. Operasyon sonrası sigortalıya pili takan Hastahane Kalp ve Damar Cerrahi Bölümü tabibi rapor düzenlemekte ve düzenlenen bu raporda kullanılan pilin markası, model ve aksesuarı belirtilmektedir.
Hastahane Baştabipliğince rapordaki imzanın tasdikinden sonra ilgili firma anılan raporu bu rapora uygun olarak düzenlemiş olduğu fatura ile birlikte sigortalıyı sevk eden üniteye dilekçe vererek sigortalının ameliyatında kullanılmış olan kalp pili bedelini liste fiyatı üzerinden tahsil etmektedir.
Ancak dosyadaki beyan ve belgelerden, davalının 26.1.1993 tarihli cevap dilekçesinden Kardiyoloji Ana Bilim Dalı tarafından kalp pili takılması gerektiği tanısı ile Kalp ve Damar Cerrahi Anabilim dalına sevkedilen hastalarla ilgili olarak operasyondan altı-on gün sonrasında ameliyatı gerçekleştiren bölüm tarafından düzenlenmesi gereken ve takılan kalp pilinin marka, model ve aksesuar özelliklerini belirten raporun İstanbul'da bulunan I.G. tarafından düzenlendiği ve davalıya imzalatıldığı, bu rapora uygun olarak tanzim edilen fatura ile de tahsilat yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı görevi ve kurum işleyişi gereği düzenlenmesi gereken raporları düzenlemediği gibi, imzalatılmak için getirilen raporlarda belirtilen kalp pillerinin cerrahi müdahale ile takılan pilin marka, model ve aksesuarlarını yansıtıp yansıtmadığını hasta dosyası ile karşılaştırarak doğruluğunu kontrol etmemiştir. Basit bir karşılaştırma ile farklılığı anlayabilecek durumda olmasına rağmen bu görevini yerine getirmemiş olması nedeniyle davalı kusurludur ve deliller doğrultusunda belirlenecek tazminat ile sorumlu tutulması gerekir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeksizin, hasta dosyalarına kullanılan pil ve malzemeler hakkındaki bilgilerin gerçeğe uygun şekilde yazıldığı, olayda kötü niyet olmadığı, I.G. tarafından düzenlenen bazı raporları iş yoğunluğu nedeniyle imzaladığı gerekçesi ile kusurlu olmadığı kabul edilerek davalı ile ilgili davanın da reddedilmiş olması, bozmayı gerektirir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy