(743 S. K. m. 24, 24/a) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasındaki "manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 4.5.1994 gün ve 1993/639-1994/323 sayılı kararın incelenmesi davacı koop. vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13.11.1995 gün ve 1995/8298-8601 sayılı ilamı:
(...Yayınlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel bir haber verilirken bile özle biçim arasında denge kurulmalıdır. Yukarıdaki unsurları taşıyan, yayımlanmasında toplumsal ilgi bulunan bir haberin de verilişinde seçilen üslup ve sözcükler aşağılayıcı, küçük düşürücü, incitici, abartılı olmamalıdır. Aksi halde salt bu nedenle dahi yayın hukuka aykırı olur ve davacı tazminat istemekte haklı olur.
Somut olayda davaılar olayları anlatırken bu koşula uymamışlar ve gerçekliği dahi kanıtlanmamış haberi başlıkta "skandal" sözünü kullanarak aşağılayıcı biçimde vermişlerdir. Öyleyse davalı taraf uygun ve ılımlı bir tazminata sorumlu tutulmalıdır.
Yerel mahkemece bu yön gözetilmeksizin, kendi takdir edebileceği bir hususta aksi görüşü öneren bilirkişi raporuna göre davanın reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme ararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 5.3.1997 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy