(2675 S. K. m. 22) (743 S. K. m. 530, 534, 539) (2644 S. K. m. 35)
Dava: Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 1.6.1994 gün ve 1993/157-1994/254 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 18.9.1995 gün ve 1994/7810-1995/9345 sayılı ilamı:
(...Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında temyiz konusu 1864 parsel sayılı taşınmazın satın almaya ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu bildirilen Suriye uyruklu davacıların miras bırakanı A adına tespit edildiği, daha sonra A'ın zilyetliğinin bulunmadığı ve mirasçıları da bilinemediğinden sözedilerek Hazine adına ek tutanakla tespit edildiği, davacı M ve paydaşları tarafından tapu kayıtlarına dayanılarak dava açıldığı ve davacıların miras bırakanı Z'ın T.C. Vatandaşlığından ayrılıp ayrılmadığı, Suriye devleti vatandaşlığına girip girmediğinin araştırılması ve davanın belirlenecek durum doğrultusunda çözümlenmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bozma kararı çerçevesinde yapılan uygulama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacıların miras bırakanı anneleri A. 6.6.1974 tarihinde ölmüş ve mirasçı olarak adlarına tescil kararı verilen 23.3.1984 tarihli mirascılık belgesinde adları geçen 5 çocuğunu mirasçı bıraktığı anlaşıldığına göre bu çocuklarının Türk vatandaşlığını terkedip etmediklerinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususun eksik bırakılması isabetsizdir...) gerekçesiyl bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacıların murisi annelerine bağlı olarak T.C. Vatandaşlığına sahip olmaları karşısında, 18 yaşını dolduran davacıların Türk Vatandaşlığını terk edip etmedikleri konusunda İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden araştırılarak alınacak net cevap, sonucuna göre karar verilmesi gerekir. O nedenle Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 02.04.1997 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy