(3402 S. K. m. 20, 14) (743 S. K. m. 645)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kozaklı Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 2.5.1994 gün ve E.1989/710 - K.1994/76 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 9.10.1995 gün ve E.1995/6298 - K.1995/10461 sayılı ilamı: (...Kadastro sırasında 178 parsel sayılı 16375 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 119 parsele revizyon gören tapu kaydı yüzölçümü fazlası olduğundan söz edilerek hazine adına tesbit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı M. Yağmuroğlu tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı M. Yağmuroğlu tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın dayandığı tapu kaydının sınırlarının gayri sabit bulunduğu taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilmek suretiyle hüküm kurulmuştur. Ne var ki, davacı tarafın dayandığı 28.6.1977 tarih ve 18 sıra numaralı tapu kaydı tescil ilamıyla oluşmuş olup anılan ilamda hazine taraftır. Davacının dayandığı tapu kaydının dayanağı haritası bulunmaktadır. Dayanak harita miktarlı ebatlı kot uzunlukları gösterilmiş olup aynı zamanda ölçeklidir. Nitekim teknik bilirkişiler kontrol memuru Y. Polat ve Kadastro teknisyeni R. Kubay tarafından hazırlanan 20.6.1991 günlü harita ve krokilerinde dayanak haritayı uygulamışlar ve keşfi izleme olanağı sağlayan kroki tanzim etmişlerdir. Tapu kaydının dayanağı haritası bulunduğu takdirde kapsamının 3402 sayılı kadastro kanununun 20. maddesi hükmünce dayanağı haritasına göre belirlenir. Bu durumda dayanak haritanın kapsadığı ve sözü edilen teknik bilirkişilerin krokisinde yeşille taralı olarak gösterilen bölümün tapu kaydının kapsamında kaldığı dikkate alınarak kaydın kapsamında kalan kesimin yüzölçümü belirlenerek bu bölümün davacı adına kroki kapsamı dışında kalan bölüm üzerinde de tesbit gününde davacı taraf yararına 3402 sayılı kadastro kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği mahkemece saptanmış olmasına göre hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu konularda yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy