(3402 S. K. m. 16)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tekirdağ Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 4.12.1990 gün ve 1990/20-92 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.10.1995 gün ve 1995/50-10461 sayılı ilamı;
(... Uyuşmazlık, 460 parsel numarası ile sınırlandırılan mer'anın 4150 metrekarelik bölümü hakkındadır. Bu hali ile uyuşmazlık mer'aya ilişkin bulunduğundan yerel bilirkişi ve tanıkların başka köyden dinlenmeleri Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulaması gereğidir. Aynı köyden olan kişilerin dava sonucundan yararlanmaları söz konusu olacağından beyanlarında yansız olamayacakları düşünülür. Bu davada yerel bilirkişiler başka köyden dinlenmiş iseler de taraf tanıkları ve aynı köyden olan kişilerdir. Bunların ifadeleri esas alınarak hüküm kurulamaz. Kaldı ki yerel bilirkişiler dahi bu yerin öncesi hakkında yeterli bilgi verememişlerdir. Taraflardan dava hakkında dinletmek istedikleri başka köyden tanıklarının liste halinde bildirmelerinin istenmesi, gösterilenlerin taşınmaz başında dinlenerek öncesinin köyün kadim mer'ası olup olmadığı, mer'a değilse ne ve kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimler tarafından, ne zamandan beri, ne sebep ve şekilde tasarruf edildiği hususunda bilgilerine başvurulması, ayrıca bu yerde köye ayrılmış mer'a olup olmadığının Tapu Kadastro ve Özel İdare ve Köy Hizmetleri Müdürlüklerinden sorulması, varsa kayıtlar getirtilerek Hizmetleri Müdürlüklerinden sorulması, varsa kayıtlar getirtilerek yerinde uygulanması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken aynı köyden olan tanıkların ifadeleri esas alınarak ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy