(1086 S. K. m. 455) (743 S. K. m. 530, 933)
Dava: Taraflar arasındaki "muhakemenin iadesi" davasından dolayı yapılan yargıama sonunda; Beykoz Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce iade-i muhakeme talebinin kabulüne dair verilen 23.2.1995 gün ve 1995/444 E-1995/95 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 14.11.1995 gün ve 1995/12662-15050 sayılı ilamı:
(...Davacı, 37 ada, 12 parsel sayılı taşınmazın 13.10.1952 tarihinde H. kızı M. adına tespit edildiğini, Hazine tarafından kayyum tayin ettirilerek dava konusu taşınmazın 12.4.1978 tarih 242/131 sayılı kararla M.K.'nin 530. maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verildiğini, oysa Mariçe mirasçıları aleyhine açılan dava sonunda 19.7.1972 tarih, 72/465 sayılı ilamla iptal ve davacı vakıf adına tesciline karar alınmış bulunduğunu ileri sürerek Hazine lehine verilen kararın, yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasını istemiştir. Bu duruda, her iki davanın taraflarının aynı olduğundan söz edilemez. Diğer bir deyişle iki davanın da davalı yanı ise de davacıları farklıdır.
Öte yandan, davacı vakıflar idaresi tarafından Hazine adına oluşan kaydın, yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu iddiasıyla her zaman dava açılabilir. Yargılamanın yenilenmesi ise bir anlamda dava niteliği taşırsa da fevkalade yasa yoludur. Olayda HUMK'nun 455. maddesinin 8 ve 10. bendinde yazılı koşulların bulunduğundan söz edilemez. O halde, davanın reddi gerekirken, aksine düşüncelerle kabulü isabetsizdir. Kabule göre de kaldırılan kararın esas ve karar numaralarının hatalı yazılması da doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykarıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA 02.04.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy