(743 S. K. m. 933)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.11.1995 gün ve 1992/126 E-1995/368 K. sayılı kararın incelenmesi taraflar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 8.4.1996 gün ve 1996/4230 - 4109 sayılı ilamı:
(
Dava konusu yerin önceden 3116 sayılı Yasa'ya dayanılarak 1947 yılında orman tahdidine tabi tutulduğu daha sonrada 1744 sayılı Yasa uygulanmasının yapıldığı tartışmasızdır. Öte yandan, davalının dayandığı tapunun da 1949 yılında tek yanlı bir idari kararla oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, orman tahdidinin hukuksal varlığını sürdürdüğü evrede oluşturulan tapu kaydı hukuki sonuç doğuramaz. Diğer bir deyişle sonradan oluşturulan kayıt önceden kesinleşen orman vasfını değiştiremez. Hal böyle olunca, 3116 sayılı Yasa uyarınca oluşturulan tahdit haritasının konunun uzmanları arasından seçilecek bilirkişiler aracılığıyla yeniden uygulanması, çekişmeli taşınmazın tümüyle yada kısmen tahdit içinde kalıp kalmadığının kesin biçimde saptanması, tamamının kaldığının anlaşılması halinde, davanın aynen kabul edilmesi, kısmen kaldığının anlaşılması halinde ise tahdidin kapsamında kalan kısma hasren iptal ve tescile hükmedilmesi gerekirken, değinilen ilkeler ve olgular gözetilmeksizin noksan soruşturma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle orman tahdidinin hukuksal varlığının sürdürdüğü evrede oluşturulan tapu kaydının hukuki sonuç doğurmayacağına; sicile bağlanması çekişmeli yerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağına; komşu malı niteliğindeki taşınmazların iktisaplarında MK. 931. maddesi'nin uygulama olanağı olmamasına göre, hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (d) harfi ile gösterilen 1488 m2 lik kısmın da iptaline karar verilmesi gerekirken, davalının tapusu kapsamında kaldığından söz edilerek bu kısım hakkındaki isteğin reddine karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy