(506 S. K. m. 140) (5521 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki "ödeme emrinin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Muğla Asliye ( İş ) Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 06.12.1995 gün ve 1995/497-763 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.05.1996 gün ve 1996/1630-4092 sayılı ilamı ile; ( ...Dava, Kurumca verilen idari para cezasının iptali istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı Kanunun 140. maddesinde; idari para cezasını gerektiren haller, cezayı uygulayacak makam, cezaya itiraz ve itirazı inceleyecek merci ile itiraz üzerine verilen karara karşı hangi Mahkemede dava açılabileceği özel bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre, cezayı gerektiren haller oluştuğunda Kurumca verilecek idari para cezasına karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Kurum'un ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtirazı reddedilenler, red kararının kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde yetkili Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açabilirler. İdari para cezasına karşı süresi içinde Kurum' a itiraz edilmemesi veya itirazın reddine karar verilmesi halinde yine süresi içinde Sulh Ceza Mahkemesi'nde dava açılmaması hallerinde idari para cezası kesinleşir ve artık İş Mahkemesi'nde menfi tespit ve itiraz davası açılamaz.
Davamızda somutlaşan olayda Sulh Ceza Mahkemesine başvurulmaksızın doğrudan İş Mahkemesi'nde dava açıldığı anlaşılmakta olup, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu' nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, Sosyal Sigortalar Kurumu Prim borcu ve gecikme zammının tahsiline ilişkin ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Yerel İş Mahkemesi'nin davanın kabulüne dair kurduğu hüküm özel dairece davanın idari para cezasının iptali istemi niteliğinde olması nedeniyle Sulh Ceza Mahkemesi'nin görevli olduğuna işaretle bozulmuştur. Oysa dava idari para cezasının iptali değil, prim borcu ve gecikme zammı alacağına dair ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Hal böyle olunca davada İş Mahkemesi'nin görevli olduğuna değinen yerel mahkeme direnme kararı yerindedir. Ne var ki işin esasına yönelik temyiz itirazları Dairesince incelenmemiştir. Bu nedenle dosya esasla ilgili temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle direnme uygun olmakla işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının tetkiki için dosyanın 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine 09.04.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy