(506 S. K. m. 2, 4, 6, Geç. m. 80)
Dava: Taraflar arasındaki "borçlanmanın kabulü ile kurum işleminin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 18.3.1997 gün ve 1996/351 E- 1997/76 K. sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 28.4.1997 gün ve 1997/2786-3026 sayılı ilamı:
(... Davacının, 506 Sayılı Yasa'nın 4056 sayılı Yasa ile değişik geçici 80. maddesi uyarınca yaptığı borçlanmanın geçerliliğinin tespitine yönelik davası yazılı gerekçelerle reddedilmiştir.
Yargılama sürecinde tanık dinlenmesi ve borçlanma belgesini onaylayan derneğin borçlanılan dönemde var olup olmadığının araştırılması dışında yeterli inceleme yapılmamıştır. Anılan Yasa hükmü, borçlanmaya esas hizmet belgesini düzenleme yetkisini öncelikle işverene vermiştir. Borçlanmaya konu ses ve ritm sanatçısı olarak çalışmaların geçtiği işyerleri ve işverenlerinin varlıklarının kanıtlanması yolunda gerekli araştırma yapılmalı işverenler nezdinde geçtiği iddia edilen çalışmaların, hizmet sözleşmesine dayalı olarak 506 sayılı Yasanın 2, 4 ve 6. maddeleri kapsamında sigortalı niteliğinde ve fiili çalışma olduğu kuşkuya yer vermiyecek biçimde kanıtlanmalı, davacının borçlanma belgesinde öngörülen uğraşısında yetkin olup olmadığının dayandıkları ve çalışma sürecine ilişkin çalışmaları gösterir kanıtlar toplanmalı, borçlanma belgesini onaylayan kuruluşun dayanak bilgileri incelenip bunun sigortalanını salt sözlü beyanına dayalı bir onay olup olmadığı belirlenmelidir. Yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen kanıtların değerlendirilmesi sonucunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekler yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 19.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy