(6762 S. K. m. 56)
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tesbit ve men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 28.3.1995 gün ve 1993/752 Esas, 1995/317 Karar sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2.11.1995 gün ve 1995/5617 - 8231 sayılı ilamı ile:
(... Davacı vekili, müvekkilinin 1977 yılından beri İzmir'de ve Ege Bölgesi'nde giyim eşyası ve aksesuarları imalat ve pazarlama işinde uğraştığını, Butik Brawo ismini 1985 yılında İzmir Ticaret Odasına kaydettirdiklerini, 30.10.1987 Brawo markasını T. Sicil tescil ettirdiğini 16.10.1992'de marka olarak tescil ettirdiğini, Ege Bölgesi'nde 12 mağaza ve işyerinde kullandıklarını müvekkili şirketin başlangıçta konfeksiyon dikim işlerini davalılara ait atölyede yaptırdıklarını daha sonra davalılara fason işi vermediklerini, davalıların Brawo kelimesine küçük bir Milhan kelimesi ekleyerek müvekkilinin markasını aynı renk, aynı yazı stili ve karakteri, aynı estetik ve kompozisyon içerisinde kullandıklarını; müşterilerinin yanılarak davalılara ait işyerinde alışveriş yaptıklarını kalite farkı nedeniyle zarara uğradıklarını davalının protesto edilen senetlerinin dahi davacı şirkete ait sanılarak işlem yapıldığını, böylece müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek haksız rekabetin tesbit ve men'ine fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla (50.000.000) TL. maddi, (20.000.000) TL. manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, söz konusu ünvanın 1988 yılından beri davalılar tarafından ve davacı şirket yetkililerinin rızası ile kullanıldığını davacı tarafın iyiniyetli olmadığını davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin tüm ticari yaşamlarında hiçbir protestoları ve karşılıksız çekleri olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna göre, 1988 yılında davalılar kendi işyerini açtığında Brawo ünvanını kullanması için davacının davalıya izin verdiğinden ve markası ve ticari ünvanında kullandığı Brawo sözcüğünü (logo'sunu) kullanmasında haksız tecavüz unsuru ortadan kalkmış olacağından markaya tecavüz ve haksız rekabetten söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya vaki müdahale nedeniyle haksız rekabetin tesbiti ve tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalıya her ne kadar daha önceden Brawo kelimesini ünvan olarak kullanmasına icazet vermiş ise de, İzmir On birinci Noterliği'nin 12.2.1993 tarih ve 05555 yevmiye nolu ihtarname ile davalılara Brawo kelimesini ticaret ünvanı ve marka olarak kullanmamalarını bildirmiş olmasına göre, daha önce verilmiş olan kullanma izninin geri alındığının kabulü gerekir. Ayrıca, ihtar tarihi ile dava tarihi arasında 5 aydan fazla bir sürede geçtiğine göre Brawo ünvanını kullanmamaları için davacı tarafından davalılara uygun bir süre verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davanın esasına girilerek iddia ve savunma çerçevesinde araştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy