(6762 S. K. m. 549)
Dava: Taraflar arasındaki "limited şirketin feshi ve tasfiyesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Elazığ Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 28.10.1993 gün ve 1992/737 E., 1993/608 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2.6.1994 gün ve 1994/544-4558 sayılı ilamı:
(...... Davacı vekili; müvekkilin % 20, davalının % 80 hisse ile "D. Yem Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ortakları olduklarını, davalının (10) yıl süreyle şirket müdürlüğünde görevlendirildiğini, davalının müvekkilini şirket işlerine karıştırmadan, hesap vermeden, şirketi şahsi özel işi gibi idare ettiğini, davalının eyleminin, kötüniyetli ve müvekkilini ortaklıktan tasfiye etmek amacını taşıdığını, bu hallerin müvekkilini ağır zarara uğratacağını, davalıya gönderilen ihtarnamenin semeresiz kaldığını ileri sürerek şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; iddiaların asılsız ve mücerret olduğunu şirket kayıtları ile işlerinin usulünde yürütüldüğünü, şirketin kötü durumda olmadığını, davacının fesih değil çıkma talebinde bulunması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, mübrez belgeler, tanık beyanları ve bilirkişiler raporuna nazaran şirketin iyi durumda ve kar ediyor olmasına rağmen davalının, şirketi davacıyla katmadan, tek başına yönettiği, davacıya kar payı vermediği davalının hakkını kötüye kullandığı, bu durumun TTK.nun 549/34. maddesi uyarınca şirketin feshine, tasfiye memuru atanmasında şirket genel kurulunun yetkili olduğuna hükmedilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalıyla beraber iki ortaklı bir limited şirketin ortakları olduğunu ve az önce yukarıda belirtilen nedenlere dayanarak limited ortaklığın feshi ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir. Yargılama aşamasında davalı ortak bir kısım payını eşi F.s'e devir etmiş ve bir kısım payını eşine devrettiğini ileri sürmüştür. Dairemizin kökleşen uygulamasına göre limited şirketin fesih ve tasfiyesinde şirketin tüm ortakların davada, davacı ve davalı olarak bulunmaları gerekir. Yargılama aşamasında pay devri yapılmak suretiyle yeni bir ortak şirkete girmiş ise bu ortağın da davaya zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle dahil edilmesi gerekir.
Açıklanan bu duruma göre; fesih ve tasfiyesi istenen limited şirkete yeni bir ortağın girip girmediği ve davalının yasaya uygun pay devri yapıp yapmadığı, şirket defterleri üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılması ve yeni ortak girmiş ise bu ortağın davaya dahil edilmesi ve eğer yeni ortağın şirkete girmesi söz konusu değil ise davaya devam edilmesi ise sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu usulü işlemin eksik bırakılması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy