(818 S. K. m. 42) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki "rücuan tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Saruhanlı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın, davalı E. hakkında kabulüne, davalı A. hakkında reddine, dair verilen 12.3.1996 gün ve 1995/126 E-1996/77 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili ve davalı E. vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.10.1996 gün ve 1996/5985-6370 sayılı ilamı:
(..... Davacı vekili müvekkiline taşıyıcı mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı emtianın, davalı Erkan Ece'ye ait ve diğer davalının yönetimindeki araçta taşınırken kısmen çalınması sonucu uğranılan zarar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 222.833.802 liranın 19.4.1994 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, müvekkillerinin kusursuz olduğunu ve emtiayı taşıyan aracın mola vermeden davacı sigortalısının ambarının önüne kadar getirildiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, taşıyıcıların malın zarar görmemesi için her türlü önlemi aldıkları için zararın kendi kusurlarından doğmayan bir sebepten meydana geldiği, ancak davalı E.'ın imzası bulunan belgede zararı kabul ettiği için sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı E. E. hakkındaki davanın kabulüne, diğer davalı hakkındaki davanın reddine reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı E. E. vekilleri ile davacı vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm ve mümeyyiz davalı E.'ın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, TTK.'nun 1301/1. maddesine göre, sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra ve fiilen ödediği bedel nispetinde halefiyet hakkına dayanarak rücu imkanına sahiptir. Oysa dava dosyasına ibraz edilen sigortalı ödeme belgeleri dava konusu alacağı tamamen kapsamadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu husus üzerinde durulup araştırılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle sigorta şirketince rücua konu edilen sigortalı emtianın cins, kıymet, miktar ve değerlerinin hesaplanmasında B.K.'nun 42. maddesi uyarınca hakimin doğrudan tayin ve inceleme yetkisi bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy