(1086 S. K. m. 427)
Taraflar arasındaki kira bedelinin indirilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.3.1996 gün ve 1995/560-1996/102 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 16.9.1996 gün ve 1996/7559-7326 sayılı ilamı:
(... Mahkemece, Dairemizin 5.6.1995 günlü ve 4485-6794 sayılı kesin bozma kararına 5.6.1995 günlü oturumda uyulmuş olduğu, bozmadan sonra verilen 1995/560 esas, 1995/102 karar sayılı 14.3.1996 günlü kararına direnme niteliğinde bulunmadığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1996/13-611 Esas ve 1996/564 Karar sayılı 10.7.1996 tarihli kararı ile belirlenmiştir.
Az yukarıda açıklandığı üzere mahkemece bozma kararına uyulmakla taraflar yönünden usuli kazanılmış haklar doğar ve o nedenle bu kural altında bozma kararı hükümlerince karar verilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca, dairemizin 1995/4485-6794 sayılı ve 5.6.1995 günlü bozma kararında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilecek yerde yazılı şekilde yeniden kabulüne yönelik karar verilmesi ağır usulü hata olup bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy