(7201 S. K. m. 21, 35)
Dava: Taraflar arasındaki "ihalenin feshi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 4. İcra Tetkik Mercii'nce davanın reddine dair verilen 22.1.1996 gün ve 1995/22/1996/22 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2.7.1996 gün ve 1996/8756-9361 sayılı ilamı: (...Borçluya çıkarılan icra emri tebligatının Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre yapıldığı şerhi mevcut ise de Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde belirtilen kimselerden muhatabın tevziat saatlerinde adreste bulunmayış nedeni sorulup tutanak düzenlenmemiştir. Bu hali ile tebligat eksik ve geçersizdir. Bu durumda borçlunun anılan adreste oturduğunun kabulü mümkün değildir. Bundan başka kıymet takdir raporu tebligatında borçunun tebligatın çıkarıldığı adreste olmayıp Bağlar mevki havuzlu bostan Fulya Apt. 21/6 Narlıdere/İZMİR adresine taşınıp gittiği açıklanmıştır. Bundan sonraki yapılması yasaya aykırı olup, geçersizdir. Merci kararının bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından borçlu Nuriye Yıldırım vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü sonucuna varılmıştır.
Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 1996/4539-5114 sayı 11.4.1996 günlü onama kararının kaldrılarak mercii kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK 366 ve HUMK 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar ounduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Özel Daire bozma kararının birinci bölümünde belirtilen İcra emri tebliği geçerli olduğundan bu konudaki yerel mahkeme direnme kararı yerinde ise de kıymet takdir raporu ve satış ilanının davacı-borçluya tebliğine ilişkin bozma nedenleri karşısında hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararının bu bölümüne uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy