(743 S. K. m. 650)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 3. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 18.3.1996 gün ve 1994/284-1996/199 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2.12.1996 gün ve 1996/7752-7877 sayılı ilamı:
(..... Dava, 2981 sayılı Yasa uyarınca imar gören yerdeki 3 sayılı parselin M.K.650. maddesi uyarınca bedeli karşılığı tescili isteminden ibarettir. Mahkeme davayı kabul etmiş, Dairemiz kararı onamıştır. Tapu maliki davalılar karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Taşınmazın dava açılmadan önce; 112/117 hissesi davalı F. G., 5/117 hissesi ise davalı M. E. S. adına kayıtlıdır. Davalı F. dava açılmadan önce 26.1.1994 tarihinde 112 payını M. A. adlı davalıya tapudan satmıştır. Davacı, nizalı taşınmazı daha evvelki maliklerinden satın alıp üzerine bina inşa ettiğini belirterek davalıların M.K.650. maddesinden doğan hakkını boşa çıkarmak amacıyla muvazaalı olarak taşınmazı devir ve pay ettiklerini iddia ederek hem MK. 650. maddesi hem de muvazaa isteği ile bu davayı açmıştır. Öncelikle davacının bina yaptığı yeri eski maliklerden satın aldığına dair delil ve belgeler ibraz edilmemiştir. Davacının kızkardeşinin kocasının bu yeri aldığı ve onun kendisine temliki üzerine binanın yapıldığı ileri sürülmüştür. F. G. ve M. E. S.'ın pay edinmesinin muvazaaya dayalı olduğu hususunda bir delil getirilmediği gibi, F. G.'in payını satın alan M.'nın satın almasının danışık olduğuna dair de ikna edici açık bir delil getirilememiştir. Bu davalıların dava açılmadan ve bina yapılmadan önce tapuda pay sahibi oldukları bellidir. Nizalı 3 sayılı parselin davacıya M.K. 650. madesine göre verilmesini meşru kılacak davacı iyiniyetini gösterir yeterli tanık beyanları da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca M.K.'nun 650. maddesinin subjektif şartlarının davacı lehine gerçekleştiği hakkındaki onama kararında Dairemizin zuhule düştüğü anlaşıldığından davalıların düzeltme isteğinin kabulü ile onamaya ilişkin Daire kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yukarıda yazılı nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, 20.9.1996 tarih 1996/4662-5515 sayılı Dairemiz onama kararının kaldırılarak, yerel mahkemenin 18.3.1996 tarih 1994/284-199 sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle bozulmasına...." gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, MK. 650. madde koşullarının oluşmadığı yolundaki Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Ne var ki, davacı vekili 31.1.1994 günlü dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir. Daha sonra ayrı esasa kaydedilen ve ilk dava ile birleştirilen 28.3.1994 ve 13.4.1995 tarihli dava dilekçelerinde de davalı taşınmazın tapu kaydının MK. 650. maddesi gereğince iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline ve yine taşınmazda bulunan inanın davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı yararına MK. 650. maddesinde belirtilen koşulların oluştuğu kabul edilerek tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tapuya tescile karar verilmiş, o nedenle bu sonucun gereği olarak taşınmaz üzerindeki binanın davacıya ait olduğunun tespitine ilişkin bir hüküm oluşturmamıştır. Gerçektede bu şekilde verilen kararda tespite yönelik istemin olumlu olarak karşılandığı açıktır.
Şu durum karşısında bu kez davacının taşınmazdaki binanın kendisine ait olduğunun tespitine ilişkin isteminin gündeme geleceği açıktır. Mahkemece bu bağlamda sözü edilen istem hakkında değerlendirme yapılması gerekir. İstem yönünden toplanan deliller değerlendirilmeli hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA) oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy