(743 S. K. m. 581)
Dava: Taraflar arasındaki "tapuda isim ve soyadı düzeltilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Düziçin Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.2.1996 gün ve 1994/201; 1996/33 sayılı kararın incelenmesi dahili davalılar tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 10.5.1996 gün ve 1996/2918 - 3267 sayılı ilamı:
(... Davada, asıl davalı Tapu Sicil Müdürlüğüdür. Davacıların davası kabul edildiği takdirde iştirak halinde Mustuk Canlı mirasçısı olan davacı ve davalılar hak sahibi olacaklardır. Davalıların savunması sabit olduğunda ise sadece Mustafa Canlı mirasçıları hak sahibi olacaklardır. Bu nedenle de Mustuk Canlı mirasçıları arasında Tapu Sicil Müdürlüğüne karşı açılan davada muvafakat sağlanamamaktadır. Mirasçılar arasında menfaat çatışması vardır. bu nedenle de Medeni Kanun'un 581. maddesine göre Mustuk Canlı terekesine mümessil tayini ve davaya onun huzuru ile devam edilip bir krar verilmesi gerekirken bozmaya uyulduğu halde bozma gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına...) gerekçesiyl bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, tapuda, miras bırakan ad ve soyadının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk hüküm, Özel Daire tarafından, davaya muris Mustuk Canlı'nın terekesine mümessil tayin edilerek onun huzuruyla devam edilmesi gereğince değinilerek bozulmuştur. Mahkeme bozmaya uymuş ve murisin terekesine temsilci tayin ettirmeleri için davacılara mehil vermiştir. Davacılar tarafından verilen mehil uyarınca Düziçi Sulh Hukuk mahkemesinde açılan miras şirketine mümessil tayini davası 30.6.1996 gün 1994/148 E.1995/86 K. sayılı kararla red edilmiş ve bu karar taraflarca temyiz edilmeden kesinleşmiştir. Yerel Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen ikinci karar Özel Daire tarafından uyulan bozma kararı uyarınca terekeye mümessil tayini gereğine değinilerek tekrar bozulmuştur.
Hal böyle olunca mahkemenin az yukarıda açıklanan terekeye temsilci tayinine ilişkin davada verilen red kararının kesinleşmesi nedenine dayalı direnmesi yerindedir. Ne var ki; işin esasına yönelik temyiz itirazları dairesince incelenmemiştir. O nedenle dosya esasla ilgili temyiz itirazlarının tetkiki için Özel Dairesi'ne gönderilmelidir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde bulunduğundan, işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 14. Hukuk dairesine gönderilmesine 02.07.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy