(818 S. K. m. 162, 263, 355) (743 S. K. m. 639)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Nazilli Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 8.5.1996 gün ve 1995/398 - 1996/273 sayılı kararın incelenmesi davalılar Adem, Ahmet Akkaya ve Nurten Akarsu vekilleri tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 26.5.1997 gün ve 1997/3130-4057 sayılı ilamı:
(...... Davacı, yükleniciden satın aldığı taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
Davalı yüklenici Yaşar bilgen, davayı kabul etmiştir. Diğer davalılar yüklenici edimini yerine getirmediğini iddia ile davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı arsa sahipleri temyize getirmiştir.
Dava, kişisel hakka dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yüklenici payını Borçlar Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca davacılara temlik etmiştir. Kural olarak, yüklenici ve arsa sahibi kat karşılığı inşaat yapılması hususunda anlaştıklarında ve anlaşma koşulu yerine getirildiğinde, yüklenici kişisel hak kazanır. Bu kişisel hakka dayanarak da yüklenici payına düşen bağımsız blümlerin mülkiyetinin adına nakledilmesini isteyebilir. Ya da, Borçlar Kanun'un 162. maddesi ve onu izleyen maddeleri hükmünce yazılı olmak koşulu ile arsa sahibinin onayını almaya gerek görmeden söz konusu kişisel hakkını üçüncü kişiye temlik edebilir. Yüklenici edimini yerine getirdiğinde üçüncü kişi, yüklenici ve arsa sahibine karşı temellük ettiği kişisel hakkını ileri sürebilir. Davacı da temellük ettiği bu kişisel hakkına dayanarak tescil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, öncelikle yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediği saptanmalıdır. Anılan kural gereği yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirmesi, eksik bırakılan iş var ise bunun katlanılabilir oranda olup olmadığının tespit edilmesi, katlanılabilir oranda ise bu eksikliğin yüklenici veya halefi olan davacı tarafından tamamlanma olanağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, var ise tamamlattırılması veya bedeli belirlenerek bu bedelin arsa sahibine ödenmesi koşulu ile tescile karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; yukarıda açıklanan kural gereği yerine getirilmeden, eser sözleşmesindeki kademeli ferağ koşuluna göre temlik hükümleri nazara alınmadan karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozuması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak rdosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genelh Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar Adem Akkaya, Ahmet Akkaya ve Nurten Akarsu vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA) yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy