(634 S. K. m. 4, 6, 19) (743 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki "projeye uygun hale getirme" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 13.3.1996 gün ve 1995/493-1996/222 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 12.11.1996 gün ve 1996/8845-9947 sayılı ilamı: (...Asıl ve birleşen davada projeye aykırı olarak ortak yerlerde yapılan tadilat ve inşaat ile kullanım biçimlerinin projeye uygun eski hale getirilmesine karar verilmesinde ve sair hususlarda aşağıdaki bozma nedeni dışında kalanlara yönelik her iki tarafın temyiz itirazları varit görülmemiştir.
Kapıcı dairesi ile kalorifer dairesi bilirkişi raporlarına göre mimari projede yer almamıştır. Oysa 12 bağımsız bölümden oluşan anagayrimenkul, merkezi ısıtmalı olarak inşaa edilmiş, daire sayısı itibariyle de kapıcı dairesine gereksinim vardır. Bu iki yer, tüm anagayrimenkuldeki bağımsız bölümlerin ihtiyacı olan yerler olup, ortak kullanıma tahsis edilmişlerdir. Yapının inşaası sırasında yapıldığı anlaşılan bu yerlerin toprak dolguları kapatılarak projeye uygun eski hale getirilmelerinde hiçbir bağımsız bölüm malikinin hukuki yararı bulunmadığı gibi, bu yöndeki bir istem, iyiniyet kurallarıyla da bağdaşmaz. Kaldı ki yapının, davacı Hakkı İnce tarafından bu şkeliyle inşa edildiği bildirilmektedir. Bu nedenle kapıcı dairesi ve kalorifer dairesi ile ilgili davanın reddine karar verilmesi gerekirken tüm bağımsız bölüm maliklerinin menfaatine aykırı olarak kapatılmalarına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkeme'ce yukarıda sözü edilen iki unsur dışında kalan hususlarda, projeye uygun eski hale getirmenin ne suretle ve kapıcı dairesi ile kalorifer dairesine zarar vermiyecek biçimde yerine getirilmesi gerektiği konusunda bilirkişilerden rapor alınarak hükmün infazında da tereddüte yer açmayacak biçimde karar verilmesi gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkeme'ce önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı-Davalı H. ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 05.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy