(6762 S. K. m. 591) (2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; (Ankara) 3. Ticaret Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 29.6.1995 gün ve 1994/1215 E- 1995/524 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 1.4.1996 gün ve 1996/1330 - 3212 sayılı ilamı:
(
Davacı vekili, davada, davalı ile ticari ilişkileri sonucu, müvekkilinin mağazasını yöneten ve çek tanzimine yetkili olduğu Metin Çolak tarafından davalıya iki adet çek verildiğini, sonra 4.200.000.- TL.'lık yeni alışveriş yaptıklarını ve önce verdikleri iki adet çeki de kapsayan 20.8.1991 tarihli sözleşme yapıp 5 adet senet verdiklerini, bu nedenle çeklerin karşılıksız kaldığını, davalının çekleri iade etmediği gibi, malları da teslim etmeyerek takip yaptıklarını, Metin Çolak'ın açtığı menfi tesbit davasının, aktif husumet ehliyetinin olmaması nedeniyle reddedildiğini beyanla, iki adet çek ve 4.200.000.- TL. verilen avanstan dolayı, davalıya borçlu olmadıklarının tesbitini istemiştir.
Davalıda davaya cevap vermemiş, duruşmaya da gelmemiştir.
Mahkemece, çeklerin borçlusunun Metin Çolak olduğu, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada mevcut Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nin 1993/42 Esas, 1994/764 Karar sayılı dosyasının incelenmesinden, ticarethane sahibinin davacı olup, oğlunun temsilci olarak işlem yaptığının anlaşılmış olmasına göre, davanın esasının incelenip, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde, adı geçen dosya içeriği gözönünde tutulmaksızın davanın, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Usul ve Yasa'ya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy