(1086 S. K. m. 42) (743 S. K. m. 133, 134, 355, 405)
Dava: Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ürgüp Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 26.3.1996 gün ve 1994/299-1996/64 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 11.7.1996 gün ve 7227-7900 sayılı ilamı:
(...Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce doğrudan doğruya (resen) göz önünde tutulur. Davada "davalının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delil ile doğrulanmış bulunmasına göre mahkemece yapılacak iş, Medeni Kanunun 355 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 42. maddeleri uyarınca sulh mahkemesine yazı yazılması vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön mesele sayılması, gerekirse Medeni Kanunun 405/8. maddesi uyarınca işlem yapılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibarettir. Bu yön göz önünde tutalmadan yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme ararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, Medeni Kanun'un 134/1. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması olgusuna dayalı boşanma istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin davanın reddine dair kurduğu hüküm Özel Dairece, davalının kadının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia bir kısım delillerle doğrulanmış bulunmasına göre M.K. 355 ve HUMK'nun 42. maddeleri uyarnca vesayet altına alınması gerekip gerekmediğinin araştırılması gereğine işaretle bozulmuştur.
Oysa, davacı koca, davalı kadının ruhsal rahatsızlığı olduğunu ileri sürmediği gibi dosyada da davalının akıl hastası olduğunu gösterir bir rapor veya başka bir delil de bulunmamaktadır. Dava M.K. 133. maddesine dayalı bir boşanma davası değildir. Davalı kadın 25.4.1995 günlü oturuma bizzat katılmış, yerel mahkeme hakimi davalının taraf ehliyeti olmadığı yolunda bir izlenim de edinmemiştir. Diğer bir anlatımla tüm, dosya içeriğinden kamu düzeni ile ilgili doğrudan araştırılması gereken bir yön bulunmamaktadır. O itibarla yerel mahkemenin davalının taraf ehliyeti bulunduğuna ilişkin direnmesi yerindedir.
Ne var ki, yerel mahkemenin boşanma isteminin reddine ilişkin kurduğu karara yönelik temyiz itirazları Özel Dairece incelenmiştir. Bu nedenle dosya, işin esası ile ilgli temyiz itirazlarının tetkiki için Özel Dairesi'ne gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere direnme kararı uygun ise de esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 2. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine 26.03.1997 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy