(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Fatih asliye 4. hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 8.3.1996 gün ve 1995/521-1996/125 sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.7.1996 gün ve 1996/7376-7959 sayılı ilamı:
(..... Davalının bir başka kadınla girdiği ilişkiden 1989 doğumlu bir çocuğunun olduğu, çocuğu 1992 yılında Af yasasından yararlanarak nüfusuna geçirdiği anlaşılmıştır. Bu durumda yasak ilişkiyi sona erdirdiğini kanıtlama yükümlülüğü davalıya aittir. Davalı bu konuda bir iddia da bulunmadığı gibi ortaya bir delilde koymamıştır. Davacı tanıklarının dolaylı sözleri nüfus kaydı ile doğrulanmıştır. Davalının belirtilen tutumu davacı yönünden evlilik birliğini temelinden sarsmıştır. Medeni Kanunun 134/1. maddesi çerçevesinde boşanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru bulunmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sounnda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy