(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.6.1996 gün ve 1995/173 E-1996/409 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 11.10.1997 gün ve 1996/9496 - 10128 sayılı ilamı:
(.... Şahitlerin davacıdan aktardıkları olaylar sabit kabul edilemez ve boşanmaya esas alınamaz. Tarafların zaman zaman ayrı yaşamaya başlayıp sonra barıştıkları anlaşılmaktadır. Hoş görü ile karşılanan olaylar sonradan boşanma sebebi olamaz. Şu halde boşanma sebebi kabul edilen olayların son barışmadan sonra davadan önce oluştuğunun da ispatı gerekir. Bozma üzerine dinlenen tanıklar aktardıkları olayların zamanı hakkında kesin bir bilgi verememişlerdir. Şahit hakkının bozmadan önceki beyanı ile son beyanı bir biri ile zaman bakımından çelişkili olup hükme dayanak yapılamaz.
Medeni Kanun'un 134/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, müşterek hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Medeni Kanun'un 134/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç:
1- Davacının temyiz isteğinin bozma nedenine göre incelenmesine yer olmadığına,
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA) oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy