(506 S. K. m. 26) (1475 S. K. m. 73) (818 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasındaki "maddi ve manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 9.İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 9.7.1996 gün ve 1996/486-952 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 22.10.1996 gün ve 1996/5285-5870 sayılı ilamı:
(.....1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyizine gelince; iş kazası ölüm nedeniyle hak sahiplerinin maddi zarar hesapları her bir hak sahibi için ayrı ve bağımsız olarak hesaplanır. Bir hak sahibi için bulunan maddi zarar miktarı diğer bir hak sahibine yansıtılamaz. Ve onun hesabında dikkate alınamaz. Dava konusu olayda çocuklar için bulunan maddi zarar miktarları eş için hesaplanan maddi zarar miktarından düşülemez. Mahkemenin aksine işlem yapması Usul ve Yasa'ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararınd açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 21.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy