(818 S. K. m. 65)
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Ankara 9. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.6.1996 gün ve 1994/3051 t- 1996/666 K. sayılı kararın incelenmesi davalılardan TİGEM vekili tarafından istenilmesi üzerine.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 22.10.1996 gün ve 1996/4842-5903 sayılı ilamı:
(
zararlandırıcı sigorta olayı, üçüncü şahıs durumunda olan davalı Ramazan Yiğit'in 8/8 oranında kusurlu davranışı sonucu oluştuğu dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalı R. Yiğit'i diğer davalı TİGEM'in istihdam ettiği işçisi veya taşeronu da olmadığı açık seçiktir. Hal böyle olunca ve özellikle zarar üçüncü şahsın %100 kusurlu davranışı sonucu meydana geldiğine göre, illiyetin kesildiği giderek kusursuz sorumluluk veya risk mezariyetine göre, TİGEM'in sorumlu tutulmasına hukukça ve yasaca olanak bulunmadığı açıktır.
Mahkemece, bu madde ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı TİGEM'in temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda: mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının suresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, sigortalı işçinin trafik kazası sonucu ölümünden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı işlemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulü doğrultusunda kurulan hüküm, Özel Dairece zararlandırıcı sigorta olayı, üçüncü şahıs durumunda olan davalı R. Yiğit'ın 8/8 oranında kusurlu davranışı sonucu oluştuğu, dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davalı Ramazan Yiğit'i diğer davalı TİGEM'in istihdam ettiği işçisi veya taşaronu da olmadığı, açık-seçiktir. Hal böyle olunca ve özellikle zarar uçuncu şahsın %100 kusurlu davranışı sonucu meydana geldiğine göre illiyetin kesildiği giderek kusursuz sorumluluk veya risk nazariyesine göre, TİGEM'in sorumlu tutulması hukukça ve yasaca olanak bulunmadığı açıktır gerekçesi ile bozulmuştur.
Dosya içindeki delil ve belgelerden özellikle, Ankara 2. İş Mahkemesinin 1993/941 sayılı dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı TİGEM'in şoförünün olayda %12.5 oranında kusurlu bulunduğu. B.K. 65.maddesi uyarınca davalı TİGEM'in sorumlu bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır. Şu durum karşısında belirtilen hususları gerekçe yapan ve direnen yerel mahkeme kararının yerinde olduğunun kabulü zorunludur. Ne var ki işin esasına yönelik (hesap raporuna) temyiz itirazları dairesince incelenmediğinden dosya'nın görevli Özel Dairesine gönderilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin direnme kararı yerinde olduğundan, davanın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 21. Hukuk Dairesine gönderilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy