(506 S. K. m. 79/8)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kütahya İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 25. 12.1996 tarih ve 1996/225 E., 293 K. sayılı kararın incelenmesi davalı S. S. Kurumu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 4.2.1997 tarih ve 1997/537-569 sayılı ilamı ile; (... 506 sayılı kanunun 7918. maddesi hükmünce, kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetin sona erdiği tarihi izleyen yılın sonundan başlayarak 10 yıl içerisinde açılması gerekir.
Davacının tespitini istediği çalışmaların 1.9.1973-14.9.1973 tarihleri arasında geçtiği, mahkemeye 3.9.1996 tarihinde başvurulduğu hizmetin geçtiği yılın sonu olan 31.12.1973 tarihinden, dava tarihine kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının aynı işyerinde bu tarihten sonra çalışmasını sürdürmesinin veya on yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular nazara alınarak, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar : 506 sayılı kanunun 79/8. maddeleri hükmünce, kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 3995 sayılı kanunla yapılan değişikliğe göre 5 yıl içerisinde açılması gerekir.
Davacının tespitini istediği çalışmaların 1.9.1973-14.9.1973 tarihleri arasında geçtiği, mahkemeye 3.9.1996 tarihinde' başvurulduğu, hizmetin geçtiği yılın sonu olan 31.12.1973 tarihinden dava tarihipe kadar 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
506 sayılı yasada sözü edilen ve yönetmelikte tespit edilen belgeler, sigortalılıkla ilgili ve işveren tarafından kuruma verilen işe giriş bildirgesi, prim tahakkuk cetveli gibi belgelerdir. Bu belgelerin kuruma verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin kesileceğinden söz edilebilir, olayda anılan belgelerin kuruma işveren tarafından verilmediği ve böylece hak düşürücü sürenin kesilmediği açıktır.
Öte yandan davacının aynı işyerinde 31.12.1973 tarihinden sonra çalışmasını sürdürmesi veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışması hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil etmez.
O halde Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç : Davalı S. S. Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 24.09.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy