(506 S. K. m. 2, 3, 59) (1479 S. K. m. 24, 25)
Dava: Taraflar arasındaki "iptal-tespit" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sivas İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.12.1996 gün ve 1996/42 E-297 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 27.1.1997 gün ve 1997/280-300 sayılı ilamı;
(...... Dava, emekliliğin iptaline ilişkin kurum kararının iptali ile 243.832.000 TL. borcu bulunmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkemece kurum kararının iptaline karar verilmişse de sonuç Usul ve Yasa'ya uygun bulunmamaktadır.
Davacının 1.10.1972-31.12.1984 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 1.9.1984 tarihinde de SSK. girişinin yapıldığı, emeklilik tarihi olan 1.2.1990 tarihine kadar 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak gözüktüğü öte yandan 1962 yılında B. Madencilik Limited Şirketinde, 1970 yılında S. Yem Fabrikası Anonim Şirketinde, 1977 yılında da E. Gıda Sanayi Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketinde ortak ve kurucu üye olduğu ve uyuşmazlık konusu dönemde dahi bu statüsünün devam ettiği görülmektedir.
Davacının 1972 yılından dava tarihine kadar 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi koşullarının tümünü taşıdığı açık-seçiktir.
506 sayılı Yasa'nın 3/F maddesine göre, Kanunla kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına prim ödeyen veya bu kurumun kapsamında bulunan kimselerin 506 sayılı Yasa'ya göre sigortalı olunmayacakları hükme bağlanmıştır.
Mahkemenin bu maddi ve hukuki olgular ve özellikle 1479 sayılı Yasa'nın 24. madde koşullarını göz önünde tutmaksızın istemin kabulü Usul ve Yasa'ya aykırıdır....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyumak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 26.11.1997 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Maddi olay: Davacı R.Raci Dinçer'in 17.8.1997 tarihinden itibaren Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ortağı olduğu, Sivas Yem Fabrikası Anonim Şirketinde de 30.5.1970 tarihinden itibaren ortak olduğu, Başak Madencilik Limited Şirketinde de 16.4.1962 tarihinden itibaren kurucu ortak olduğunun Sivas Ticaret ve Sanayii Odasının 16.9.1996 tarihli yazısıyla belirtildiği, 1 Eylül 1984 tarihinde Sivas Yem Sanayii Anonim Şirketinde müdürlüğe atandığı ve hizmet aktiyle çalıştığından bahisle Sosyal Sigortalar Kurumunca kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığını alırken Bağ-Kur'dan Sosyal Sigortalar Kurumu'na yazılan yazıda davacının şirket ortaklıklarının devam ettiği ve Bağ-Kur Sosyal Sigortalar Kurumu'na yazılan yazıda davacının şirket ortaklıklarının devam ettiği ve Bağ-Kur üyesi olması gerektiğinin bildirilmesi üzerine, Sosyal Sigortalar Kurumunca davacının yaşlılık aylığının iptal edildiği ve davacının işbu davayı açarak Sosyal Sigortalar Kurumu'nun yaşlılık aylığını iptal eden işleminin iptalini ve kendisinin emeklilik iptalinden dolayı Kuruma borcu olmadığına ve birikmiş maaşlarının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkeme; toplanan delillere göre, davacının gelir vergisi mükellefiyetine son verdikten sonra hizmet aktiyle çalıştığını ve Kurumca kendiine yaşlılık aylığı bağlandığını belirterek isteğin kabulüne karar vermiştir.
Yüksek Özel Daire; davalılar vekillerinin temyizi üzerine isteğin kabulüne dair verilen karar Yüksek Özel Daire'nin 27.1.1997 tarih ve 1997/280-300 sayılı ilamıyla davacının 3 ayrı şirketteki ortaklıklarının 1.10.1972 tarihinden itibaren devam ettiğini ve Bağ-Kur Yasası'nın 24. maddesine göre davacının hiçbir zaman Sosyal Sigortalar'a tabi sigortalı olamayacağını ve 506 sayılı Kanunun 3/F maddesinin de bunu doğruladığından bahisle kararı bozmuştur.
Yerel mahkeme önceki gerekçelerle kararında direnmiştir.
Davalıların yasal sürede kararı temyiz ettikleri anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık: Davacının 1.1.1985/1.2.1990 devreside 3 ayrı şirkette ortaklığı devam ederken Sivas Yem Fabrikası A.Ş.'nde Müdür olarak çalışması halinde Bağ-Kur üyeliğinin sona erip ermeyeceği diğer bir değişle 11.1985-1.2.1990 devresi Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi sigortalı olup olmayacağına ilişkindir. Öncelikle belirtelim ki, her sosyal güvenlik yasasında sigortalılığın başlangıcı ve bitiş tarihleri yasa ile belirlenmiştir. Bir kimse birden fazla sosyal güvenlik kurumuna da üye olamaz. Davacının 1.1.1985 tarihinden önceki devrede 3 ayrı şirketin ortağı ve Anonim Şirkete 24. maddesi gereğince açık ve seçiktir. Ancak vergi mükellefi olmayan şirket ortaklarının şirketlerle ortaklıkları devam ederken hizmet ektiyle müdür olarak bu şirketlerden birisinde çalışmaları halinde Bağ-Kur üyelikleri son bulur. Nitekim 1479 sayılı Yasa'nın 25/2 g fıkrası bunu doğrulamaktadır. Aynen "gelir vergisi mükellefiyeti bulunmayan veya gelir vergisinden muaf olan, ancak Esnaf ve Sanatkar Sicili veya Kanunla Kurulu Meslek Kuruluşlarındaki kayıtlarına istinaden Bağ-Kur sigortalısı olanlardan bu sigortalılıklarının devamı sırasında hizmet aktiyle çalışanların çalışmaya başladığı tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer" işte bu durum davacımızın ortaklıklarının devamı sırasında Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi hizmet akdiyle çalışmasına engel değildir. Ayrıca davacının hizmet akdiyle çalışmalarının gerçek dışı olduğu iddia ve ispat da edilmemiştir. 1479 sayılı Yasa'nın 25/g maddesinin açık hükmü ve dosya içeriğine göre mahkeme kararının onanması gerekirken, Yüksek Özel Daire doğrultusunda kararı bozan çoğunluk kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy