(818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 5. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 22.12.1992 gün ve 1989/459-1992/598 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 9.6.1994 gün ve 1994/3677-5309 sayılı ilamı:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, 148 parselde kayıtlı 12 m2.lik mecuru müteveffa F. A.'dan kiralamış, aynı ada 57 parsel sayılı taşınmaz ise Ermeni Katolik Kilisesi'nden kiralayarak her iki taşınmazın arasını irtibatlandırarak ve Ermeni Katolik Kilisesi'nden kiraladığı taşınmazın girişini kapatmak suretiyle bu yeri konfeksiyon satış yeri olarak kullanmıştır. Davalılar 148 parsel sayılı taşınmazın ihtiyaç nedeniyle tahliyesine karar alıp, bu yerden davacıyı çıkartmışlardır. Bundan sonra davacının taşınmazı ilk haline getirerek Ermeni Kilisesinden kiralandığı 57 parselin Cuhacı Han içindeki giriş yerini açarak kullanması mümkündür. Davacının bu girişi kullanarak kiliseden kiraladığı 57 parsel sayılı yere girip çıkarak kullanması mümkün bulunduğundan mahkemece davacıya kazanç kaybı nedeniyle tazminat verilmesi usule ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacı 57 parselde kalan bir kısım konfeksiyon eşyalarını alamadığını bu eşyaların kaybolduğu, kullanılmaz hale geldiğini ileri sürerek eşya bedellerinden dolayı tazminat istemiştir. Mahkemece de zarar gören eşyalar için 13.449.000 TL. tazminata hükmedilmiştir.
Dosya kapsamından., mahallinde yapılan keşif tutanağından ve tanık beyanında, mecur tahliye edilirken boşaltılan eşyaların nereye konulduğunu davacının bildiği anlaşılmaktadır. Davacının eşyalarının akıbetini araştırmamak teslim almamak suretiyle eşyaların zarar görmesinde müterafik kusuru mevcuttur. Mahkemece BK. 44. maddesi hükmü uyarınca eşya bedeline ilişkin olarak hükmedilen tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılmaması da bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacı, tahliye nedeniyle alamadığı eşyalarının mağaza malları, kip'in konfeksiyon eşyaları olduğunu ileri sürmüştür. Davalı taraf ise bu eşyaların defolu parti malları olduğunu savunmuştur. Davacının vergi kayıtları, defterleri ve varsa faturaları celbedilerek ve eşyaların mevcut durumları da gözetilerek konfeksiyon eşyalarının değerlerinin tespiti gerekirken eksik inceleme ile eşyaların bedeline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 21.05.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy