(818 S. K. m. 47, 53)
Dava: Taraflar arasındaki "maddi ve manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.12.1995 gün ve 1995/679 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 4.4.1996 gün ve 1996/2086-2749 sayılı ilamı:
(...... 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava, trafik kazası nedeni ile uğranılan zararın giderilmesine ilişkindir. Davalı olay dolayısıyla ceza mahkemesince yargılanmış ve tam kusuru saptanarak hükümlendirilmiştir. Ceza Mahkemesi'nde belirlenen olgu Hukuk Mahkemesince delillerle değiştirilmediğine göre davalının tam kusurlu olduğu benimsenerek sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken kusur ölçüsünün daha aza indirilerek tazminattan indirim yapılması bozma nedenidir.
3- Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri gözönünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktarı mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde gösterilmelidir.
Davaya konu olan işte yararlanmanın derecesine ve (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle takdir edilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde tazminat takdiri için karar bozulmalıdır....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerel mahkemenin bozma ilamının 2. bendinde gösterilen ve kusur oranının mevcut delil durumu itibarı ile Hukuk Mahkemesi tarafından daha aza indirilerek tazminattan indirim yapılamayacağına değinen bozma nedenine ilişkin DİRENME kararı Usul ve Yasa'ya uygun bulunduğundan onanması gerekir.
2- Bozma kararının 3. bendinde gösterilen bozma nedenine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yanların iddia ve savunmalarına, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve Yasa'ya aykırıdır. Belirtilen nedenlerle 3. bentte gösterilen bozma kararına ilişkin direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: 1- Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının Özel Daire bozma ilamının 2. bendine yönelttiği temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA,
2- Özel Daire bozma ilamının 3. bendine ilişkin temyiz itirazının ise kabulü ile direnme kararının (BOZULMASINA) oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy