(818 S. K. m. 41) (1086 S. K. m. 429)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Selendi Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.2.1995 gün ve 1993/124-1995/18 sayılı kararın incelenmesi Orman İdaresi vekili ve Davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 12.10.1995 gün ve 1995/6252-7249 sayılı ilamı ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava tazminat istemine ilişkindir.Yerel mahkemenin, davanın kısmen kabulüne dair kurduğu hüküm, Özel Dairece tarafların diğer temyiz itirazları reddedildikten sonra,
"......... 2- Ormanlık alanın çeşitli yerlerinde tek tek ağaçların (ya da fidanların) yok edilmesi durumunda, ağaçlandırma gideri 28.10.1979 gün ve 63 sayılı Orman Genel Müdürlüğü'nün yönergesi doğrultusunda hesaplanmalıdır. Buna göre öncelikle tahribe uğrayan alan, yok edilen ağaç sayısıyla çarpılmalıdır. Sonra bir birim alanda ne kadar ağaç bulunabileceği belirginliğe kavuşturulmalıdır. Daha sonra çarpımla bulunan rakam, birim alandaki ağaç sayısına bölünerek ağaçlandırma giderine temel olacak alanın yüzölçümü elde edilmelidir.Anılan biçimde hesap yapılmadığından karar taraflar yararanı bozulmalıdır.
3- Davacı yararına benimseme biçimine gelince;
a- Ağaçlandırma gideri tazminatın bir bölümüdür. Dairemiz Kurulunun kökleşmiş içtihatları uyarınca ağaçlandırma giderine faiz yürütülmemesi yanlıştır.
b- Gene davacının avukatla temsil edildiği gözetilmeksizin yararına avukatlık ücreti takdir edilmemesi de yasaya aykırıdır...." gerekçesiyle bozulmuştur.
Yerel mahkemece işin esasıyla ilgili ilk bozma sebebine uyulmasına karar verilmiş, bozma çerçevesinde gerekli inceleme yapılarak yeni hüküm kurulmuş; kabule göre başlığı altında gösterilen 3. bendin b bölümü için ise direnilmiştir. Oysa belirtmek gerekir ki, kabule göre başlığı altında yapılan bozma tamamen bir tavsiye ve eleştiri niteliğindedir. Bu nedenle de bozmada işaret edilen bu tür eleştirilere karşı direnilmesi mümkün değildir.
O itibarla ortada varlığından sözedilebilecek bu direnme kararı mevcut olmayıp olayda değerlendirilmesi gereken, yerel mahkemenin bozma kararına uyarak bozma çerçevesinde yaptığı araştırma sonucu kurduğu yeni hüküm bulunmaktadır. Bu durumda dosya yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının tetkik edilmesi için Özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, bozma hükmüne uyularak verilen yeni karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinin yapılması için dosyanın 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy