(743 S. K. m. 10, 14, 15)
Dava: Taraflar arasındaki "kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakil Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.5.1996 gün ve 1995/299 E-1996/123 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 6.2.1997 gün ve 1997/18412-1567 sayılı ilamı:
(... Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 11.8.1995 tarih ve 361 sayılı raporunda; davacının çocukluk döneminden itibaren, 1986-1992 yılları arasını da kapsayacak şekilde hukuki ehliyetinin bulunmadığı belirtilmiştir. Bu durumda 221, 229 ve 526 parsel numaralı taşınmazların kamulaştırıldığından bahisle, davacı adına çıkartılan tebligatlar geçersiz olduğu gibi, bu parsellerin davacı tarafındaki tapudaki ferağlarına ilişkin hukuki tasarruflarda geçerli değildir.
Bu nedenlerle, tapudaki geçersiz ferağdan dolayı, tapu iptali ve tescil davasını açması için davacıya mehil verilmesi ve açılacak bu davanın sonucuna göre esasa girilip kamulaştırmasız elatma sebebiyle bedelin tahsili hakkında karar ittihazı hususunun düşünülmesi gerektiğinin gözetilmemesi, doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Özel Daire'nin 6.2.1997 günlü bozma kararının 2. bendinde aynen; "Bu nedenlerle, tapudaki geçersiz ferağdan dolayı, tapu iptali ve tescil davasını açması için davacıya mehil verilmesi ve açılacak bu davanın sonucuna göre esasa girilip, kamulaştırmasız elatma sebebiyle bedelin tahsili hakkında karar ittihazı hususunun düşünülmesi gerektiğinin gözetilmemesi" şeklinde belirtilen bozma somut olayın özelliği gözönünde tutulduğunda isabetli bulunmamıştır. O nedenle Özel Daire'nin bozma kararından bu bendin çıkarılması gerekmiştir. Bozma kararının birinci bölümünde açıklanan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın, 11.8.1995 tarih, 361 sayılı raporu davacının çocukluk döneminden itibaren, özellikle 1986-1992 yıllarını da kapsayacak şekilde davacının hukuki ehliyetinin bulunmadığını, açıkça belirtmesine göre, 221, 229 ve 526 parsel numaralı taşınmazların kamulaştırıldığından bahisle davacı adına çıkartılan tebligatlar geçersizdir ve bu parsellerin davacı tarafından tapudaki ferağlarına ilişkin hukuki tasarruflarda hukuken geçersiz kalmıştır. Bu nedenlerle Özel Daire'nin bu yöne ilişkin bozmasına karşı mahkemenin direnmesi yerinde görülmemiş Daire bozması gibi bozulması gerekmiştir. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş davanın esası hakkında toplanacak deliller ışığında karar vermekten ibarettir. Yerel Mahkemenin kararı bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy