(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 256)
Dava: Taraflar arasındaki "tahliye, tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın Kısmen kabulüne dair verilen 25.10.1996 gün ve 1996/485 - 1018 sayılı Kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 3.2.1997 gün ve 1996/657-/44 sayılı ilamı:
(... Dava sözleşmeye aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davalının son olarak yenilenen 1.10.1992 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre kiracı olduğunu sözleşmenin hususi şartlar 3. maddesine göre kiralananda yapılması gereken onarımların yapılmadığını kiralananın davalı tarafından bakım yapılmadan ve özen gösterilmeden kullanıldığını keşide edilen ihtara rağmen gereken onarımların yapılmayarak davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek tahliyesini talep etmiştir.
Davalı ihtarda belirtilen ve davada sebebi yapılan hususların normal kullanma sonucu oluştuğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece akde aykırılık olgusunun varlığını kabul ederek kiralananın tahliyesine karar vermiştir.
Taraflar arasındaki 1.10.1992 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesine göre kiralanan mesken olarak kiraya verilmiş olup sözleşmenin hususi şartlar 3. maddesi "daire demnirbaşlarının kullanmadan mütevellit bakım ve onarımı, keza hasara uğrayanların yeni olarak yerlerine konulması kiracıya aittir" denilmektedir. Davalının bu kira sözleşmesi yapılmadan çok önce 25 yıldan beri kiralananda oturduğu anlaşılmaktadır. Tarafların iddia ve savunmalarından mahallinde yapılan keşif sonucu verilen rapordan kiralananın kullanılmasından mütevellit tavan boyalarının döküldüğünü, parkelerin cilalanmadığı, mozaiklerin bakımsız olduğu bunların onarılmadığı tespit edilmiştir. tespit edilen bu olgular normal kullanmayla hasıl olan eskimelerdir. Davalının kiralanandan çıkarken bunları düzeltmesi mümkün olduğu gibi tazminatla da sorumlu tutulabilir. Bu durumlar akde aykırılık sayılmaz. Bu hususlar nazara alınarak davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı gerekçeyle tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 25.06.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy