(1086 S. K. m. 433)
Dava: Taraflar arasındaki "tahliye" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.12.1996 gün ve 1996/280-1202 sayılı kararın incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27.1.1997 gün ve 1997/366-419 sayılı ilamı;
Karar bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1.6.1990 ve 1989/3, 1990/4 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararında da açıkça belirtildiği üzere, yerel mahkemece verilmiş kararların yasal süre geçtikten sonra temyiz edilmesi ve yerel mahkemece de temyiz isteminin reddine karar verilmeden dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi durumunda bu konuda Yargıtayca da inceleme yapılabilir. O nedenle işin esasından önce bu konu incelenmiştir.
Yerel Mahkeme'nin direnme kararı 6.8.1997 tarihinde davalılardan F. Ö., K. Ö., R. Ö. ve F. Ö. vekiline, 8.8.1997 tarihinde, diğer davalı H. T.'ya; 7.8.1997 tarihinde de davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Ne var ki, mahkeme kararı, davada taraf olmadığınd duraksama olmayan "S. Otelcilik Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti." vekili Av. R. Ö. tarafından 8.8.1997 tarihinde temyiz edildiği açıktır. Bu temyiz dilekçesi daha sonra 27.8.1997 tarihinde davacı Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekiline tebliğ edilmiş, Belediye vekili kararın düzeltilerek onanmasını 8.9.1997 tarihli temyize cevap dilekçesi ile temyiz etmiş ve temyiz peşin harcı alınarak temyiz defterine kaydedilmiştir.
Hemen belirtelim ki, Usul'ün 433/2. maddesince; karşı taraf (cevap veren) hükmü süresinde temyiz etmemiş olsa bile cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını içeren temyiz isteğinde bulunabilmesi için, öncelikle diğer tarafın usulüne uygun ve hukuken geçerli bir şekilde verilmiş temyiz dilekçesinin varlığı şarttır. Diğer bir anlatımla cevapla temyiz edebilme bu yasal koşula bağlanmıştır. Oysa davada taraf olmayan "S. Otelcilik ve Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti." hükmü temyiz etmiş bu temyiz dilekçesine taban (cevaben) davalılar F. Ö., F. Ö., K. Ö. ve E. Ö. vekili 15.9.1997 gününde temyiz isteğinde bulunmuşlardır. Davada taraf sıfatı bulunmayan kişinin kararı temyize hakkının olmayacağı çok açıktır. O nedenle, anılan şirket vekilinin temyizi yok hükmünde sayılacağından ona dayanan, sözü edilen davalıların 15.9.1997 günlü temyiz dilekçelerinin süresinde verilmiş ve Usul'ün 433/2. maddesine uygun bir temyiz dilekçesi olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Şu durum karşısında, bir kısım davalılar, F. Ö., F. Ö., K. Ö. ve E. Ö. vekili ile davacı Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz süresi geçirildikten sonra yapılan temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle süre geçtikten sonra verilen temyzi dilekçelerinin REDDİNE 5.11.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy