(743 S. K. m. 639) (6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İskenderun Kadastro Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.3.1996 gün ve 1995/10 E-1996/13 K.sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2.7.1996 gün ve 1996/4019-6503 sayılı ilamı;
(.. Hükmüne uyulan Yargıtay bozma kararında özetle: Temyiz konusu taşınmazların bulunduğu yörede ilk kez orman kadastrosunun hangi tarihte yapıldığı ve ne zaman kesinleştiğinin daha sonra 6831 sayılı Orman Yasasının 2/B maddesi hükmü uyarınca taşınmazların orman rejimi dışına Hazine adına çıkartılıp çıkartılmadığının sorulup saptanması, orman tahdidi dışında ise zilyetlikle edinme koşullarının araştırılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece daire bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, temyiz konusu taşınmazların davacılar İsmet ve Mehmet Cerit adlarına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 3939 ve 3938 sayılı parsellerin Suriye uyruklu Fadıl Kevakibi ve Buzcusador adındaki kişilerin malı iken bu kişilerin taşınmazları terk etmeleri sonucu 1948 yılından itibaren davacı tarafın zilyetliğine geçtiği bu taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına tespit gününde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 4.12.1991 gün ve 991/16-539-624 yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 993/16-46-176 sayılı emsal kararlarında da belirtildiği gibi Suriye uyruklulara ait ve bu kişilerin terk ettiği taşınmazların zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Mahkemece bu yönler göz önünde tutulmadan hüküm kurulması isabetsizdir. Dâva konusu 3940 ve 3936 parsel sayılı taşınmazların davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı miktar fazlası olduğu ve ancak taşınmazların davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı miktar fazlası olduğu ve ancak taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına tespit günü itibariyle zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı tarafın tutunduğu ve dava konusu taşınmazlara revizyon gören 1948 tarihli ve Hazinenin temliki sonucu oluşan tapu kayıtlarında çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerler kuzeyde çalılık olarak sınırda gösterilmiştir. Eylemli durumda da bu sınırda devlet ormanı bulunmaktadır. Her ne kadar, tespitten önce orman kadastrosu yapılmış ve dava konusu taşınmazlar orman sınırları dışında tutulmuş ise de, 1948 tarihli tapu kayıtlarında çalılık olarak gösterilen sınırın eylemli durumda orman olduğu ve çalılığın ormanı ifade ettiği dosya içeriği ve birleşik haritanın incelenmesinden anlaşılmıştır. Hal böyle olunca kayıtta gösterilen çalılığın orman olduğu belirlendiğine göre tapu miktar fazlasından oluşan dava konusu parsellerin öncesinin orman olduğunun kabulü gerekir, Ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetlik hukukça değer taşımaz. Ormanların zilyetlikle kazanılmaları mümkün değildir. Taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığı diğer anlatımla orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ile tespit günü arasında iktisap zamanaşımı süresi de geçememiştir. Mahkemece bu yönler göz önünde de tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir ...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUKU GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1 - Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında belirtilen gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi (3936 ve 3940 nolu parseller için) usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
2 - Yerel mahkemece bozmadan sonra verilen ve uyulan (3938 ve 3939 nolu parseller için) kısma ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1 - Davalı Hazine vekilinin 1. şıkka ait temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA,
2 - Uyulan kısma ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine birinci şıkta oyçokluğu, ikinci şıkta oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy