(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki "kıdem tazminatı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 23.10.1996 gün ve 1996/497-926 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 17.12.1996 gün ve 1996/22051-23325 sayılı ilamı:
(..... Dosya içerisinde bulunan davalı Belediyece düzenlenen belgelere göre 6.4.1994 tarihinde çok sayıda işçinin çalıştığı ve bunun sonucu olarak ekonomik nedenlerle işyerinde tenkisat gidilmesi Belediye Encümeni Kararıyla kabul edilmiş bunun üzerine davacının sözleşmesinin feshedildiği kendisine yazılan yazı ile bildirilmiş ve ilişik kesme işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu olgular karşısında davacının hizmet sözleşmesinin davalı işverence feshedildiğinin kabulü zorunluluğu vardır. Bu gelişmelerden sonra davacının kendi isteğiyle memuriyet sınavına girmiş kazanmış ve memur olarak çalışmaya başlamış olması, bu hukuki durumu değiştirmez. Olayların bu ceryan şekli ve fesih olgusu dikkate alınarak ihbar ve kıdem tazminatlarının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekir. Yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirci nedenlere ve özellikle, davacının çalıştığı Mersin Büyükşehir Belediyesine bağlı Yenişehir Belediye Başkanlığı'nın19.8.1994 tarihli tensikat sebebiyle hizmet akdinin feshi yazısı davacıya tebliğ edilmediği gibi, geçici görevle çalıştığı bu işyerinden naklen atanan Büyükşehir Belediyesine 22.8.1994 tarihinde girişimin yapıldığı, iş sözleşmesi aralıksız sürerken 23.1.1995 tarihli dilekçesi ile işçilikten memurluğa geçtiğinden, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Usul ve Yasa'ya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle (ONANMASINA), oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy