(818 S. K. m. 161) (1475 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki "cezai şart alacağı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy İş Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 27.12.1995 gün ve 1994/2386-1995/1803 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 7.10.1996 gün ve 1996/8668-18976 sayılı ilamı:
(...... Davacı, iş sözleşmesinin teknolojik değişiklik nedeniyle davalı tarafından fesh olunduğunu ileri sürerek tazminat istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davanın reddi yoluna gitmiştir.
Davacı, Türkiye Gazeteciler Sendikası Üyesi olup iş sözleşmesi davalı işverence feshedilmiştir. Toplu İş Sözleşmesi'nin 35 nci maddesine göre işveren her türlü teknolojik gelişmeler sebebiyle sendika üyesi olan işçinin iş sözleşmesini feshederse anılan Toplu İş Sözleşmesi'nin 14 ncü maddesine göre ihbar tazminatının iki katı kadar cezai şart ödenmesi gerekmektedir. Yargılama sırasında bilirkişi kurulundan alınan rapora göre davacının iş sözleşmesi teknolojik değişim ve gelişmeden dolayı işverence fesh olunduğu belirlenmiştir. Davacı her ne kadar davalı işvereni ibra etmiş ise de anılan ibranamede cezai şarttan vazgeçtiğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. diğer bir deyişle, dava konusu olan cezai şart ibranamenin kapsamına girmemektedir. Bu durumda Borçlar Kanunu 161/son maddesi gözönünde tutulmak suretiyle hüküm verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, ikinci görüşme sonucu oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy