(818 S. K. m. 125, 126) (1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki "ihbar, kıdem tazminatı ve barınma gideri" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 6. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.2.1996 gün ve 1995/74 E-1996/78 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 12.11.1996 gün ve 1996/13001-20881 sayılı ilamı:
(..... 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- İhbar tazminatı beş yıllık zamanaşımına tabi olmayıp, on yıllık zamanışımına tabidir. Gerçekten Borçlar Kanunu'nun 125. maddesinde bu kanunda başka surette hüküm mevcut olmadığı takdirde her dava on yıllık mürür zamana tabidir denilmektedir. Kararlılık kazanmış uygulama bu doğrultutadır. Bu itibarla ihbar tazminatı yönünden de işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmelidir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle ihbar tazminatının İş Kanunu'nun 13. maddesinde de vurgulandığı üzere TAZMİNAT NİTELİĞİNDE bulunmasına o nedenle B.K.'nun 126/3 de hükme bağlanan işçi ücreti anlamında kabul edilemeyeceğine, böylece BK. 125. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı uygulanmasının gerekmesine göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA) oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy