(1086 S. K. m. 236) (1475 S. K. m. 13,14)
Dava : Taraflar arasındaki "fark, kıdem ve ihbar tazminatı, ikramiye alacağı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 2. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.12.1996 tarih ve 1996/628 E., 976 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 27.5.1997 tarih ve 1997/5129-10074 sayılı ilamı ile; (...Davacı açmış olduğu ilk kısmi davada 6.6.1986-29.12.1994 döneminde davalıya ait işyerinde çalıştığını ileri sürerek isteklerde bulunmuş, bu istekler çerçevesinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve davacının gerçekleşen hakları belirlenerek, mahkemece istekle bağlı kalınmak suretiyle hüküm kurulmuş ve taraflarca temyiz yoluna başvurulmaksızın yerel mahkeme kararı kesinleşmiştir. Her ne kadar ilk dava dilekçesinde davacı fazlaya dair talep ve sair yönlere ilişkin istekte bulunma hakkını saklı tutmuşsa da o dava dilekçesinde davalı işe giriş tarihini bildirmek suretiyle isteklerde bulunmuş ve buna göre gerçekten haklar tespit edilmiş olduğundan, işe giriş tarihi konusunda ilk mahkeme kararı kesin hüküm niteliğini kazanmıştır. Artık o dava kesinleştikten sonra işyerine daha önceki bir tarihte girdiğini iddia ederek, davacının bu yönden daha fazla bir istekte bulunmak hakkından sözedilemez. Oluşan kesin hüküm nedeniyle 1986 tarihinden önceki dönem için isteklerin reddine karar verilmelidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden : Davalı vekili.
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibarıyla HMUK'nin 2494 sayılı yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
İlk dava dilekçesinde dayanılan maddi olgu ve açıklamalara davacının bunlara dayanarak işe başlama tarihini, 6.6.1986 olarak açıklamış bulunmasına, özellikle bu tarihin belirtilme amaç ve biçimine göre, bu durumun işe başlama tarihi yönünden HUMK'nin 236/1. maddesi anlamında "ikrar" olarak kabul edilemeyeceğine, yine dosya içeriğinden davacının 1986 tarihinden önce de çalışmış olduğunun anlaşılmasına göre, direnme kararı yerindedir. Ne var ki, işin esasına yönelik temyiz itirazları Özel Dairesince incelenmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin direnme kararı yerinde olduğundan, esasa yönelik temyiz itirazlarının tetkiki için dosyanın 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 01.10.1997 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy