(818 S. K. m. 155)
Dava: Taraflar arasında "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 1. İş Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.03.1997 gün ve 1996/673-1997/200 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine;
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 03.06.1997 gün ve 997/7529-10660 sayılı ilamı;
".... 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince; Davalı resmi bir okulda öğretmenlik görevini ifa ederken, özel okul sahibi davacı ile müteakip ders yılı için 5 yıllık bir sözleşme düzenlemiş, ancak ders yılı başlamadan 07.06.1996 tarihli ihtar ile bu sözleşmeyi feshettiğini açıklamıştır. Sözleşme içeriği inceliğinde aylık ücretle ilgili bir kurala yer verilmediği görülmektedir.
Öte yandan yine taraflar arasında 8 maddelik bir protokol düzenlenmiş olup, bu protokolün 5. maddesinde davalının okuldan emekliliğini istememesi ya da emekli olduğu halde davacıya ait okulda görev kabul etmemesi halinde 1.000.000.000 TL tazminatı ödemeyi kabul edeceği öngörülmüştür. Protokolde cezai şart tek taraflı olarak hüküm altına almıştır. Davacı şirket bu hükme dayanarak 1.000.000.000 lira cezai şartın tahsili isteği ile bu davayı açmıştır. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre tek taraflı olarak yalnız işçi aleyhine öngörülen cezai şart geçerli kabul edilemez. Buna göre cezai şart isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasında düzenlenen tarihsiz protokolün 7. maddesinde tip sözleşmenin Milli Eğitim Bakanlığı'nca onaylanması halinde yürürlük kazanacağının belirtilmesine, anılan tip sözleşmenin Bakanlık'ça tasdik edilmemiş olmasına, uyuşmazlığın çözümünde protokol hükümlerinin uygulanmasının gerekeceğine ve bu protokolde de cezai şartın tek taraflı olarak işçi aleyhine kararlaştırılması nedeniyle geçersiz olduğuna göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oy çokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy