(3402 S. K. m. 16)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Samsun 3.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.6.1996 gün ve 1995/244 E-1996/334 K.sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 23.12.1997 gün ve 1997/14971-17735 sayılı ilamı ile; (...Davacı dernek, kayden maliki bulunduğu 1634 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa olunan ve cami, imam evi, kuran kursu ile dükkanlardan oluşan yapılardan sadece kuran kursu binasının davalı vakfa bağışlanması amaçlanmış iken, dernek temsilcisinin kendisine verilen yetki hudutlarını aşarak taşınmazın tamamını davalıya bağış yoluyla temlik ettiğini ileri sürmüş, kurs binası dışındaki bölümler bakımından iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, mahkemece dava kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, Taflan Merkez Camii ve Kuran Kursu Yaptırma ve Yaşatma Derneği adına arsa vasfı ile kayıtlı 1634 parsel sayılı taşınmaz üzerine, adı geçen dernek tarafından Cami, kuran kursu binası imam evi ve dükkanlar yaptırıldığı, vasfı değişen taşınmazın tamamının 12.1.1994 günlü akitle davalı vakfa bağış yoluyla temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Gerek yapılaşmanın amacı, gerekse yapıların özelliği ve tasarruf biçimi dikkate alındığında cami ve müştemilatının bir bütünlük oluşturduğu, bunların yek diğerinden ayrı tutmanın olanaksız bulunduğu kuşkusuzdur.
Bilindiği ve 3402 sayılı Kadastro Kanunun 16. maddesinde ifade olunduğu üzere camiler kamunun ortak kullanmasına ayrılan kamu mallarındandır. Bu taşınmazların Kamu Tüzel kişileri dışında Özel ve Tüzel kişiler adına tespiti ve tescili mümkün değildir. Öte yandan 2908 sayılı Dernekler Kanunun 64.maddesine göre, dernekler, ikametgahları ile amaç ve faaliyetleri için gerekli olanlardan başka taşınmaz mala sahip olamazlar. Başlangıçta Taflan Merkez Cami ve Kuran Kursu Yaptırma ve Yaşatma adı ile kurulan davacı Derneğin daha sonra tüzük değişikliği ile Taflan Merkez Cami Yaşatma Derneği adını aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Cami ve müştemilatını inşa etmek amacı ile kurulan derneğin bu amacını gerçekleştirdiği, bunun sonucu olarak da artık oluşan eserin korunması ve yaşatılması yolunda amaç değişikliği yaptığı sabittir.
Bir yandan, 2908 sayılı Yasanın 64.maddesi hükmü, öte yandan davacı derneğin değişen amacı, nihayet taşınmazın cami ve müştemilatından oluşan vasfı gözetildiğinde davacının çekişmeli taşınmaz mülkiyetini edinemiyeceği kuşkusuzdur.
Diğer taraftan din hizmetleri bir bütündür. Nitekim davacı derneğin çekişmeli taşınmazdaki yapılaşma üniteleri bu bütünlüğün oluşmasına yöneliktir. Aynı çap dahilindeki camiyi kuran kursundan veya imam evinden ayrı tutmak mümkün olmadığı gibi, camiyi yaşatma amacının ekonomik dayanağını teşkil eden dükkanları da ayırmak olanaksızdır.
Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 25.11.1998 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy