(2942 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 9.12.1997 gün ve 1997/23-512 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.3.1998 gün ve 1998/2760-3198 sayılı ilamı ile; ...Dava dilekçesinin içeriğine ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre davacı Belediye çekişmeli taşınmazın kamulaştırmadan önce mülkiyetinin Belediyeye ait olduğunun tesbitini istemektedir. Toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, çekişmeli taşınmazın 1952 yılında ifrazen Belediye adına tescil edildiği, Belediyenin muvafakati ile bu taşınmaz üzerine 1947 yılında ilkokul binası yapıldığı, 1966 yılında Belediyenin ecrimisil davası açtığı ancak, muvafakat ile bina yapıldığı gerekçe gösterilerek ecrimisil davasının reddedildiği, 1989 yılında ise il özel idaresi tarafından aynı taşınmazın 222 sayılı Yasanın 65 ve devamı maddeleri gereğince tapu kaydının iptali ile Özel idare adına tescili yönünde açılan davanın üzerindeki ilkokul binasının yıkılması Devlet Konukevi inşaatı başlaması nedeniyle reddedilip kesinleştiği, bu dava devam ederken Valiliğin emri üzerine tek yanlı idari bir işlemle re'sen il özel idare üzerine tapu kaydı oluşturulduğu daha sonra da söz konusu yerin Hazine tarafından kamulaştırıldığı sabittir.
Hal böyle olunca, davanın kamulaştırma öncesi mülkiyetinin tesbiti şeklinde ele alınıp değerlendirilmesi, olayda 221 sayılı Yasa ile kamulaştırma yasasının 38. maddesinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, il özel idaresi hakkındaki davanın husumetten, Hazine hakkındaki davanın da taşınmazın kamulaştırıldığından bahisle reddedilmesi doğru değildir..gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.11.1998 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy