(506 S. K. m. 140, 80) (5521 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki "istirdat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Samsun İş Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 8.7.1997 tarih ve 1997/174 E., 342 K. sayılı kararın incelenmesi, davalı kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 28.10.1997 tarih ve 1997/7396-7394 sayılı ilamı ile; (.... Kurum'un işyeri kayıtlarının ibrazı için davacıya tebligat yaptığı ve kayıtları ibraz etmediği için hakkında idari para cezası tertip ettiği, davacının Sulh Ceza Mahkemesi'ne yapmış olduğu itirazın 9.1.1995 tarihinde süre aşımı nedeniyle reddedildiği, ancak davacının tebligatın geçersizliğine dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davanın kabulle sonuçlanarak, tebligatın geçersizliğine dair verilen kararın kesinleştiği, davacının iş bu para cezasını ödediği için bu cezanın istirdadına karar verilmesini istediği görülmektedir. Bilindiği gibi idari para cezalarına ilişkin çekişmelerin Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Gerçekten tebligatın geçersizliğine dair açılan dava sonunda verilen karar tarihi, Sulh Ceza Mahkemesi'nin kararından sonradır. Bu durumda davacının burada ileri sürdüğü iddiaları Sulh Ceza Mahkemesi'nde öne sürmesi gerekir. Mahkemenin bu konuda görevli olmadığı düşünülmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak, dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı kurum vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davada, Sosyal Sigortalar Kurumu'nca işyerine ait kayıt ve belgelerin ibrazı için davacı işverene açıklamalı davetiye gönderildiği, tebliğe rağmen gereğinin yerine getirilmemesi üzerine hakkında idari para cezası tayin edildiği, ardından 6183 sayılı yasa uyarınca ödeme emri gönderildiği, davacı tarafından idari para cezası ödenmekle birlikte Sulh Ceza Mahkemesi'ne gidilemeyeceği nedeniyle itirazın reddedildiği, bu arada ödeme emrine karşı hem kurum'un ilgili ünitelerine itiraz edildiği, hem de kayıt ibrazı tebligatının geçersizliğinin tespitine ve tazminata hükmolunması için tebliğ memuru ile PTT aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı, davanın tazminat yönünden kısmen, tespit yönünden tamamen kabulle sonuçlanıp kesinleştiği, idari para cezasının kaldırılmasına yönelik kurum'un ilgili ünitesine yapılan itirazın ise redle sonuçlanmasına rağmen yeniden Sulh Ceza Mahkemesi'ne itiraz edilmediği görülmektedir.
Bakılmakta olan davada, İş Mahkemesi kendisini görevli saymış, ödenen idari para cezasıyla birlikte dava dilekçesinde belirtilen diğer alacakların kurum'dan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık Sulh Ceza Mahkemesi kararıyla kesinleşen idari para cezasının istirdadına ilişkin davaya bakmaya İş Mahkemesi'nin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80/4. fıkrası uyarınca "Kurum'un süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uygulanır". Aynı maddenin 6. fıkrasında; kurum alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı yasanın uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde İş Mahkemeleri'nin görevli ve yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir. İdari para cezaları 4792 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun 19. maddesinde kurum gelirleri arasında sayılmıştır.
Sosyal Sigortalar Kurumu idari para cezasının tahsili bakımından 6183 sayılı yasa gereğince takip yaptığına göre bu takibe karşı işveren 6183 sayılı kanunun 58. maddesi gereğince yetkili İş Mahkemesi'ne itiraz davası açabilir. Kuşkusuz bu çerçevede istirdat davası açmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamakla beraber koşullar oluşmuşsa istirdada karar verilebilecektir. Hemen söylemek gerekirse, buradaki koşul idari para cezası kararının ortadan kaldırılması koşuludur. İşveren idari para cezası kararının geçersizliğine ilişkin bir karar getirmedikçe İş Mahkemesinde istirdat veya menfi tespit davası mecmu kabul edilemez. O nedenle verilen ceza kararı iptal edilmiş olmasına rağmen, kurum tarafından tahsil edilen para cezası iade edilmezse, ancak o takdirde ödenen idari para cezasının istirdadına karar verilmesi İş Mahkemesi'nden istenebilir. Somut olayda idari para cezası kararı hukuken geçerliliğini koruduğuna göre, istirdat davasının reddine karar verilmesi gerekir.
Kurum tarafından verilen idari para cezası kararının yerinde olup olmadığı konusundaki itirazların İş Mahkemesi'nce incelenebilip incelenemeyeceği meselesine gelince; itiraz mercileri 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 140. maddesinin son fıkrasında açık seçik gösterilmiştir.
Buna göre işveren idari para cezasına ait ödeme emrini tebellüğ ettiği tarihten itibaren 7 gün içinde kurum'un ilgili ünitesine itiraz edecek, itirazı reddedildiği takdirde red kararının tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde yetkili Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurabilecektir. Gerçekte de; kuruma verilen idari para cezalarına karşı itirazın inceleme merciinin "Sulh Ceza Mahkemesi" olarak kabulünde en önemli etken bu para cezasının "niteliğidir".
Olayda davacı işveren kuruma yapmış olduğu itiraz reddedildikten sonra, süresinde Sulh Ceza Mahkemesi'ne başvurmadığından idari para cezası kararı kesinleşmiştir. Bilindiği gibi idari para cezaları süresinde kurum ünitesine veya Sulh Ceza Mahkemesi'ne itiraz edilmemekle veya Sulh Ceza Mahkemesi'nce itiraz reddedilmekle kesinleşmiş olur.
Az önce işaret edildiği gibi idari para cezası kararının yerinde olup olmadığı İş Mahkemesi'nce incelenemeyeceğinden, davanın bu nedenle de reddine karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK'nin 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.03.1988 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy