(1479 S. K. m. 35) (506 S. K. m. 85)
Dava: Taraflar arasındaki tesbit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kocaeli 2. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 23.12.1997 gün ve 1997/88 E- 487 K.sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 16.2.1998 gün ve 1998/872-809 sayılı ilamı ile;
( ...Davacının, Bağ-Kur sigortalısı olmadığı ve Bağ-Kura prim borcunun bulunmadığının, Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine yönelik davasının yargılaması sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davacının 1.12.1984 tarihinden 31.3.1986 tarihine dek Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi zorunlu sigortalı konumunda çalışırken 17.1.1986 tarihinde mahrukatçılık işi dolayısıyla başlayan vergi kaydına dayalı olarak zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı bitim tarihi olan 31.3.1986 tarihi sonrasında Bağ-Kur sigortalısı mı olacağı yoksa zorunlu Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığını izleyen ve 1.4.1986 tarihinden itibaren başlayan Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi isteğe bağlı sigortalılığının mı geçerli olacağı noktasındadır. Mahkemece, Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi zorunlu sigortalılık sürmekteyken vergi kaydı alındığı ve ara vermeksizin aynı kuruma tabi isteğe bağlı sigortalılık statüsüne geçildiği gerekçesiyle Bağ-Kur sigortalısı olamayacağına ve isteğe bağlı sigortalılığının geçerliliğine karar vermiştir.
Ancak, zorunlu sigortalılığın isteğe bağlı sigortalılığa üstün tutulması temel kuralından hareketle, davacının vergi kaydının geçerli olduğu 17.1.1986-13.5.1997 tarihleri arasındaki devrede olan zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılıklarının dayanaklarının, vergi kaydına tabi faaliyetinin nitelikleri ve bu faaliyetten elde ettiği kazanç üzerinde durulmaksızın, vergi bildirimleri ve ödenen vergi miktarlarıyla, baskın sigortalılığın hangi kuruma tabi olacağı yönünde gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçelerle karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.09.1998 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy