(506 S. K. m. 79)
Dava: Taraflar arasındaki "tespit" davasından dolayı yapılan yargılam sonunda; Kayseri İş Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.11.1987 gün ve 1996/555-1997/323 sayılı kararın incelenmesi davacı Hamdi Gençer ve Davalı S.S.K. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.2.1998 gün ve 1998/864-765 sayılı ilamı ile; (...1- A.B. vekilinin temyizden feragatı bulunduğundan reddine,
2 - Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin temyizden hukuki menfaati bulunmadığından reddine,
3 - Dava, davalıya ait işyerinde 1.4.1970- 1982 tarihleri arasında hizmet aktine dayalı olarak geçen Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir. Bu yönü ile davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı yasanın 79/8. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tespit edilen belgeler işveren tarafından verilmeyen sigortalılar çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda 5 yılık hak düşürcü süreden bahsedilemeyeceği açık seçiktir. Somut olayda davacı ile ilgili olark 1.4.1970 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasay aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır ....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştr.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktn sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,
Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 04.11.1998 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy